
Işid’e Katılmak İsteyen Japon
Hz. isa, “velayet” yani ruhani yönü, beşeriyetine baskın bir peygamberdir. dolayısyla insanları bir yeryüzü düzenine değil göklerin düzenine davet etmiştir. velayet yolunda olup istikametten ayrılanlar “deccallaşırlar”.
deccalizm, hz. isa ekolünün ters kutba savrulması ile husule gelir. hz. isa gökyüzü cennetine davet ediyorsa, deccal da yeryüzü cennetine davet eder. tüm spritüalist akımlar deccalın tarikatına mensupturlar.
hz. ali de aynen hz. isa’nın meşrebinde olan büyük velayet ehli bir zattır. onun yolundan gidip istikametten ayrılanların hâli de, aynen sapmış hristiyanları andırır. kolayca tahmin edebileceğiniz üzere bunlar şii’lerdir. şii’ler deccalizmin islam dairesindeki karşılığı olan “süfyanizm” cereyanına dahildirler. ruhbanlık örgütlenmeleri papalıktan hallicedir.
hz. musa, “nübüvvet” yani madde plananına ait düzen ölçülerini taşıyan bir peygamberdir. onun yoluna mensup olup istikametten ayrılanlar da “firavunlaşırlar” ve insanlığa zulmederler. bugünkü yahudilerin sıfatı firavunluktur.
hz. musa meşrebinin müslümanlar arasındaki sembol ismi ve temsilcisi ise hz. ömer’dir. kendisinin adaleti ve düzen kuruculuğu cümlenin malumudur zaten. işte bu meşrebin sapmış, yoldan çıkmış firavunlaşmış, zalimleşmiş mensupları ibni teymiyye takipçileridir; yani vahhabiler, selefiler, suudlar, ışid’çılar vs…
yahudileşmiş vahhabiler/selefiler veya hristiyanlaşmış şiiler; al birini vur ötekisine.
genel bir kuraldır; cins cinsi çeker.
nerede bir deccallaşmış manyak varsa, gider kendi gibi sapık tarikatçıları, spritüalist akımları, yogacıları bulur katılır.
nerede de, firavun kılıklı bir tip yetişirse, o da gider ışid’çı, selefi, vahhabi olur.
kısacası, cins cinsi çeker.



