İyilikler Allah’tan Kötülükler Nefsimizden
Bir arkadaşa nefsimize yani içimizdeki firavuna nasıl boyun eğdiğimizden, ona nasıl kul olduğumuzdan ve bunun ne kadar vahim bir durum olduğundan bahsediyordum.
arkadaş sözlerimden etkilenmiş olacak ki, “firavuna kul olmayacağım, hayatım pahasına ona kul olmayacağım. ona karşı tüm gücümle savaşacağım” dedi.
ona gülümsedim ve dedim ki, “şu sözlerin bile firavuna kulluk yapmaktır, halinin farkında bile değilsin” dedim. arkadaş şaşırdı kaldı.
“ben yapacağım, ben savaşacağım, ben başaracağım” ne demek? bu sözü söyleyen ve bu şuurda olan kişi çalıştıkça, ibadet ettikçe yakınlaşmak bir yana, haktan daha da uzaklaşır. debelendikçe daha da batar.
sözün doğrusu şudur: “ben bu işi başaramam; ben yapamam. zira benden yalnızca günah ve şer çıkar. yapacak olan, başaracak olan ancak bendeki hakk’tır; yani benim kalbimdeki hakkın tecellisidir ki, o önce peygamber efendimizin kisvesinde belirir. bir derece daha yoğunlaşınca, onun gölgelerinden biri olan evliyanın suretinde görünür.
benim bu gerçeği anlamam belki de 20 yılımı aldı. o yüzden arkadaşımızı kınamadım; çünkü bu idrakın hasıl olması hiç de kolay değildir. sadece ona elimden geldiğince meseleyi izah etmekle yetindim.
unutmayalım! biz yapamayız; ancak bizdeki “o” yapar. “lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh” tesbihinin manalarından biri de budur.



