Günümüz dünyasının yegane hakikati. bizim gibi ülkelerin insanları da kapitalizmin kendine meşruiyet kazandırmak için ürettiği bir takım ideolojik dolmaları yutar. hiçbir yerde başımızı kurtaramıyoruz bunlardan. kanbersiz düğün olur mu?
bir meseleyi tartışırken hemen damlar bunlar. bilim, bilimin aydınlığı, dinin karanlığı, dogma falan filan başlarlar atıp tutmaya. son tahlilde her şeyin bir kabullenimden ibaret olduğunu söylesek bunlar anlamazlar. bozuk plak gibi aynen devam ederler…bunlara ne desek boş, sakalımız yok ki sözümüz dinlensin…
ama sizin sakallılardan ilginç şeyler söyleyen var. mesela paul feyerabend…
ahmet inam, feyerabend’in bilime yönelik anarşist girişimini şöyle değerlendiriyor; bilim düşmanlığı savunulmuyor burada: bilimin sınırları, yeri yurdu, ortaya konuyor, tartışılıyor. bilimde yaratıcı olabilmiş, bilime katkıda bulunmuş batılı insan için anarşizmin bir anlamı var: zincirlerinden kurtulmaya çalışıyor.
kör bilimciliğin tehlikelerini görüyor. feyerabend, deyim yerindeyse, bilimi ‘ti’ye alıyor, yer yer bir kara mizah yapıyor bilim üstüne. buna hakkı var: bilimi tanıyor, bilim tarihi üstünde ayrıntılı, kapsamlı çalışmalar yapmış, son gelişmeleri üstüne yabana atılmayacak görüşler ileri sürmüş…
(bkz: against method)
http://www.rugusavay.com/paul-feyerabend-quotes/
isnetus 22.08.2013 10:26 ~ 19:21



