Allah'ı Bilmek (Marifetullah)Hamd ve Şükür

Kek

Sağ olsun bir arkadaş bana kek göndermiş. havuçlu, cevizli kek.

bu keki yerken ilk düşündüğüm şey şu oldu: allah beni ödüllendirdi. bir halim hoşuna gitmiş olacak ki, acilen bu keki göndererek bana iltifat etti.

tabi siz hemen diyeceksiniz: “kardeşim altı üstü bir kek, nerden çıkarıyorsun tüm bunları?”

işte bu itiraz gerçekte antitez cephesinin yani şeytan ve nefsin karşı saldırısıdır. bizi gaflete atmak ve zikirden yani allah’ı anmaktan alıkoymak ister. zaten günahın özü de budur: allah’ı unutmak.

bir kek için bile tüm ölçüleri korumak zorundayız. zâhirin ve bâtının hakkını ayrı ayrı vermek zorundayız. keki ihsan ettiği için önce allah’a yönelmek ve şükretmek gerekir. bu bâtının hakkıdır.

zâhirin hakkı ise allah’ın keki ihsan ederken araç olarak kullandığı şahsa teşekkür etmektir. unutmayalım, kula teşekkür etmeyen allah’a da şükretmiş sayılmaz. zira aracı olan kula teşekkür etmeyince, allah’ın “zâhir” ismi zikredilmemiş olarak kalır ve bizden davacı olur. tersi durumda ise bâtın ismi bize dava açar. “allah’ın ihsanı olan keki yedi, o ihsanın hakiki sahibini unuttu, nankörlük yaptı” denir.

isnetus 24.03.2020 09:41 

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram, twitter ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu