Aydınlık vs. KaranlıkLetaif - Çakra

Kundalini 2

Kundalini deccal değil mehdi imiş. bir kısım hadislere göre, dış alemde yahudiler de sapkınlıklarının çokluğundan deccala mehdi zannıyla tâbî olacaklar.

siz deccalı ne sanıyorsunuz anlamıyorum ki!

deccal, “ben şeytanî, kötü bir varlığım, insanları da kendimle beraber cehenneme götüreyim” diye düşünmez. bilakis o kendinin en doğru yol üzerinde olduğunu düşünür ve insanları da kendi gibi üstün insan, tanrısal insan olmaya davet eder.

insandaki yedi çakra spritüel bedene, enerjetik boyuta aittir. enerji boyutunun tam bir ayna görüntüsü halinde ve hizasında nurani boyut vardır. orada çakraların nurani eşlenikleri bulunur ve islam tasavvufunda bunlara “letaif” adı verilir.

bir kimse çakraları çalıştırırsa o kimse nefsini temizlemiş olur.

letaifini çalıştırır ise ruhunu arındırmış ve nurlara gark etmiş olur.

nur boyutunu islam peygamberine tâbî olmadan aktive etmek mümkün değildir çünkü bu nurlar peygamberden hz. Ali ve hz. Ebubekir’e aksetmiş ve onların kanalından silsile yoluyla bizlere ulaşmıştır. islamın temel esaslarına az bir muhalefet o nurun akışını keser.

eğer bir kimse islam yolundan sapar ve tasavvufi çalışmalar yaparsa en fazla nefsini temizleyebilir ve yedi çakrasını çalıştırır. omurganın spritüel boyutundaki kilitlerin açılmasıyla kuyruk sokumunda uyuyan yılan uyanır ve yükselişe geçer. yılan bıngıldak kemiğine ulaştığında o kimse lucifer tarafından aydınlatılır ve olağanüstü güçler elde eder. tam bir dehâya dönüşür ve kendini tanrıyla birleşmiş olarak algılar.

ancak bu usul tasavvufta feth-i zulmani(karanlık açılım) adıyla bilinir ve deccalların, firavunların yoludur.(eski mısır rahiplerinin, masonların, hint yogacılarının, budistlerin vs…yoludur)

islam tasavvufunda ise letaifin çalışmasıyla kişide büyük bir nuraniyet hasıl olur. o nur beden etrafında bir kalkan oluşturduğu için o kimseye lucifer ve avanesi yaklaşamaz. böyle bir kimse asla islamın ölçülerinden zerre gram taviz vermez. aksi takdirde başına neler geleceğini bilir.

ayrıca kuyruk sokumundaki yılan ruhun nurlarıyla karşılaşınca dönüşüm geçirir ve kişinin tecellisine göre başka hayvanlara dönüşür.

mesela, hz. peygamberinki beyaz bir ata(burak), salih peygamberinki bir deveye dönüşmüştür. yalnızca hz. Musa’nın nefsi yılan olarak kalmıştır ama o da tamamen ehlileştirilmiş bir yılandır. çünkü normalde tam teslimiyetin simgesi olarak bir ağaç parçası(âsâ) halindedir. sadece firavunlara karşı tekrar yılana dönüşür.

unutmadan peygamberler ve evliya arasındaki farkı da belirteyim: evliya bahsedilen halleri yalnızca kendi iç alemlerinde yaşarlar. peygamberler ise hem iç alemlerinde hem de dış alemde yaşarlar. yani evliyanın bindiği burak ancak rüya veya keşifte görülebilirken, hz. peygamberin bindiği burak bildiğimiz dış alemde üç boyutlu bir varlık olarak da vücud bulur. salih (a.s.)’mın devesi de aynı şekildedir.

isnetus 28.03.2015 17:41 ~ 18:01

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu