
Bir ömür boyu okunası eser. günümüz tüketim toplumu mensuplarının anlamakta zorlandığı bir mesele bu. onlara göre her şey, “tüket! kullan-at!” sığlığında cereyan ediyor.
halbuki mesnevi saf hakikattir. hakikati herkes kendi seviyesince idrak eder. seviye yükseldikçe daha derin tabakalara nüfuz etmek mümkün hale gelir. bilhassa mektubat-ı rabbani okumalarımda başıma çok gelmiştir, daha önce belki de 20-30 defa okuduğum bir mektubu ilk defa görüyor hissiyatına kapıldığım, şaşırdığım demler…
çünkü aradan geçen zaman içinde idraktaki gelişme algılamayı bir başka boyuta taşımıştır. mesnevi için de aynı olay söz konusudur elbet. ayrıca mesnevideki sarmal yapı, konuların iç içe geçmesi ve zengin teşbihler, atıflar, metaforlar bütüncül zihnin ve çok boyutlu düşünebilme yetisinin kazanılabilmesi için elzemdir.
zaten çağımızın vebası olan materyalizm de insan zihninin iki boyuta kitlenmesi sebebiyle patlak vermiştir. yepyeni bir mantık, dünya görüşü ve dille karşılaşmak elbette başlangıçta sıkıntılıdır ama zaman içinde yaşanan büyük terakkiler sonucu keyif vermeye başlar.




Merhaba,
Mesnevi’nin 5. cildinin ön sözünü okudum az önce de. Şefik Can bayağı açıklama yapmış. Hatta son kısımda bu ön sözün başka biri tarafından yazılmış olabileceği ihtimalini bile söylemiş. Hatta Abdulbaki Gökpınarlı da kararı okurlarıma bırakıyorum tarzında bir şey söylemiş. Sizin de yorumunuzu merak ettim, muhakkak okumuşsunuzdur. Şeriat, tarikat, hakikatten bahsediliyor kısacık bir söz zaten. Yorumlarsanız memnun olurum .
Herhangi bir yorumum yok. 36. Mektubu okumanızı öneririm.
İsnetus’un şeriat konularına ilişkin makalelerine ilgili linkten ulaşabilirsiniz;
https://www.isnet.us/tag/seriat
Not: Siteye yöneltilen sorulara ilişkin cevaplar bizzat İsnetus tarafından değil, site yönetimi tarafından yanıtlanmaktadır.