4 Mart 2022 Ukrayna Yalanlarının Deşifre Olması
Savaş bir devletin diğeri ile girdiği ölümcül bir çatışmadır.
savaş bir hayatta kalma mücadelesidir.
madde ve tabiat seviyesinde haklı-haksız yoktur. ancak hayatta kalabilmek vardır.
tabiat belgesellerinde görmüşsünüzdür: aslan ceylanın peşine düşmüştür. ceylan için üzülürsünüz; ama başka bir karede aslanın da et bekleyen ve onu sevinçle karşılayan küçük yavrularını görünce çelişik duygulara kapılırsınız.
insanlar için de benzeri bir durum geçerlidir. iki devlet(yeryüzünün kaynaklarını paylaşmak için) ölümcül mücadele halinde iken elinden gelen her şeyi yapar. bunları haklı-haksız diye sınıflandırmak anlamsızdır. işin ucunda ölüm vardır çünkü.
ölümcül bir mücadelede ben de her şeyi yaparım. yapabileceklerimin hiçbir limiti yoktur(zulüm ve insanlığa karşı suç işlemekten bahsetmiyorum burada elbette). ancak bunu yalnızca kendi vatanım için, türkiye için yaparım. bir türk olarak benden sadece bunu bekleyebilirsiniz.
çok acı ama size bir gerçeği de itiraf etmek istiyorum: ilk aşamada ben yalnızca kendi ülkemi, türkiye’yi düşünürüm. başka ülkeler batmış çıkmış umrumda olmaz veya ancak ucu bana dokunuyorsa onları da hesaba katarım. yoksa diğer ülkelerin hali beni ilgilendirmez.
ve de başka ülkelerin uzantıları olmayı kabul edip, burada onların çıkarlarını savunanlar kendi ülkelerinin hainleridir bence. bana kalsa(savaş şartlarında) bunların hepsini toptan kurşuna dizerdim. birini bile sağ bırakmazdım. kendi vatanını bırakıp başkalarının çıkarını savunanlar artık ayrık otu hükmündedirler çünkü.
eğer kendi ülkemin çıkarlarının kesinlikle güven altında olduğuna kâni olursam, o takdirde insanlık adına elimden gelenleri de yapmaktan çekinmezdim elbette. ancak o çok sonraki iş olurdu…



