Cüneyd-i bağdadî büyük bir cemaate vaaz ediyormuş. Hakk’a teslim olmaktan, nefsini teslim almaktan, ümit ve korku hâllerinden kurtulmaktan bahsediyormuş. bu sırada ejderha misil dev bir yılan peydah olmuş ve kürsünün önünde hazret-i şeyh’in karşısında dikilivermiş.
bu acayip manzarayı gören halk dehşete kapılarak kaçışmaya başlamış. bu sırada o dev yılan hazret-i cüneyd’e ya hal ile ya da kal ile: “halka teslimiyetten bahsediyorsun, korkudan halas olmayı salık veriyorsun, şimdi ne yapacaksın?” demiş. hazret-i şeyh de “benim tevekkülüm ve teslimiyetim Allah’adır. sen o’nun âciz mahlûkatından birisin. o dilerse kuluna istediğini yapar. cenâb-ı Hakk’ı zikretmekten bir an bile ayrılmadım. o ister lutfeder ister kahreder. ben emrine râm oldum.” deyince yılan, hazret-i Şeyh’in önünde cansız yere düşer.
hazreti pîr bunun üzerine halka nida etmiş: “ey halk, ey insanlar nereye kaçıyorsunuz? az evvel size teslimiyeti ve hak Teâlâ’ya rağbeti anlatmadım mı? dönün gelin, sohbete devam edelim.” buyurmuş ve o yılanı almış, başının üzerine sarmış. yılanın başını da en alttan çıkarıp baş aşağı sarkıtmış. işte bu nev’î sarılan sarıklar cüneydî diye isimlendirilir. yani ejderha gibi olan nefsimi dönüştürdüm. kendi bedenimi ve nefsimi bu dünya hayatında kendi ruhuma kefen ettim. Allah Teâlâ’dan başka korkuyu başımdan def ettim, gönlümle reddettim hikmetine işaret eder. rengin yeşil olması “hû makamı”nda karar kıldığına, aşk-ı ilâhî üzre yaşadığına işarettir.
tasavvuf ehlinin hali budur. bir de spritüalistler, yogacılar vb. var. bunlarda ise bu içsel yılan çok mübarek ve kutsal kabul ediliyor. kundalini başlığına bakınız ve aradaki farkı görünüz. biri aydınlık diğeri karanlık yüz.
budha’nın boynundaki yılana dikkat!
https://previews.123rf.com/…thailan-stock-photo.jpg



