Socialist Calculation Debate
Problemin asıl kaynağı, “insanın rasyonel bir varlık olduğu” ön kabulüdür. pozitivist, bilimci yaklaşım kainatı bile bir tür makineye indirgerken, insanı da aynı minvalde ele almasını neden yadırgayalım ki?
bu tür bir kafa yapısı tıkır tıkır çalışan makineler, bilgisayarlar vs. yapmaya yarıyor ama iş insanı anlamaya geldiğinde çakılıp kalıyor. mevlana, “Allah’ı bilme yolunda akıl, çamura saplanmış eşektir” derken bunu kastediyordu. Allah’ı bilmenin ön şartı nefsini yani insanı bilmektir. insan basit mühendislik hesaplarına hapsedilemeyecek kadar karmaşık bir canlıdır. aynı şekilde onun hareketleri, tepkileri, duyguları, özlemleri, talepleri hesap kitabın ötesindedir.
yani demem o ki, bana göre sol düşünce bir milim dahi terakki edememiştir. yalnızca abaküsün ve facıt hesap makinesinin yerine, bilmem kaç işlemcili bilgisayar koymayı gelişme sanıyor. önce şu zihniyette bir devrim yapsaydın keşke.
not: bu kafa, uzay yolundaki duygudan âri saf mantıkla iş gören sivri kulaklı “volkanlı”yı bize ideal tip diye sunuyor. halbuki böyle bir canlı var olamaz olsa da bitkisel bir hayata mahkum olurdu. hırsı, duyguyu, aşkı, korkuyu, özlemi insandan alınca geriye ne kalır ki? tam bir kereste kalır herhalde…



