Solcular Halkı Savunuyorsa Halk Neden Solcu Değil
Avrupa dahi bir zamanlar tarım toplumuydu. toplum geniş bir köylü kitlesi ve onların güdücüsü olan seçkin bir azınlık olarak iki ana sınıfa ayrılmıştı. hani şu bizim kontlar, lordlar, dükler, düşesler vs…
1800’lerden itibaren sanayileşme başladı. bunun üzerine köylüler kentlere göç ettiler ve lümpen sınıfı oluşturdular. lümpenler, köylüler gibi apolitik bir sınıf olmadıkları için siyasi arenada temsil edilmeleri gerekti ve bunun için de bir dünya görüşüne ve ideolojiye ihtiyaç duyuldu. sol ideoloji böyle ortaya çıktı. evet avrupa’da sosyalizm lümpenlerin ideolojisi idi. yani geniş kitlelerin çıkarlarını savunmayı sosyalizm üstlenmişti.
türkiye 1980’lere kadar tipik tarım toplumu ilişkilerine sahip bir yapıda kaldı. dolayısıyla iki ana sınıf mevcut idi bizde de. bizim sanayileşmekteki gecikmemiz ve solun dünya kamoyunda kazandığı itibar, işleri bizde biraz tuhaflaştırdı. chp adı altında örgütlenmiş tarım eliti seçkinleri(köylülerin efendileri) kendilerini solcu olarak tanımladılar. onlar böyle yapınca muhalifleri de otomatikman sağcı olmuş oldular.
nitekim bu durumu çok doğru bir şekilde tespit eden idris küçükömer“bizde sağ soldur, sol da sağdır” diyecektir. evet bu teşhis doğruydu ama yine de bir tarım toplumunda karışık durumlar söz konusu idi.
ancak günümüzde ortada bir karmaşa kalmamıştır. zira türkiye artık giriş seviyesinden de olsa bir sanayi toplumudur. şehirler eski köylü, yeni kentli olan lümpenlerle hınca hınç doludur ve bu lümpenlerin siyasi temsilini üstlenen parti akp’dir.
türkiye’nin sol partisi akp’dir demek ne derece doğru olur bilmiyorum ama en azından avrupa’da solun üstlendiği rolü, türkiye’de akp üstlenmiştir demek kesinlikle doğru olacaktır.
chp ise bir kılıç artığıdır. yenilmiş, gücünü kaybetmiş eski tarım seçkinlerinin partisidir. onun solcu olmadığını çok net olarak söyleyebiliriz. kendini dönüştürmedikçe herhangi bir geleceğinin olmadığı da açıktır.



