Hakikat arayıcıları için soru sormak çoğunlukla boş iş neviindendir. zira taşıma su ile değirmen dönmez.
dışardan kova kova alınan ilmin faydası olmaz. herkes kendi içinde diyalektiği işletip, dereyi akıtıp, antitezleri yavaş yavaş elimine edip, fikir merdivenini basamak basamak tırmanmalıdır. bir raddeden sonra o dere ırmak olur, nehir olur…
cevaplar kendi içimizden gelmelidir. işte gerçek ilim budur.
pek çok bilgili insanlar bulabilirsiniz bu dünyada. ancak içlerinde çok azı hakikat ehlidir. çünkü onların bilgisi derleme ve yığma bilgidir. böyle bilginin sahibi yedikçe sağlığı bozulan obez gibidir. bilgi obezidir onlar.
eğitimi bilgi obezlerinden alırsanız, ya bilgiden soğuyup dünyaya dalarsınız ya da siz de eninde sonunda bilgi obezi olup çıkarsınız.
hakikat ehlinden alınan eğitim ise farklıdır. onlar size içlerindeki kıvılcımdan bir parça ihsan ederler. tıpkı bir buji gibi içinizdeki diyalektik motorunu ateşler o kıvılcım. diyalektik süreç işlemeye başlar. antitezleri bir bir ayıklamaya tefekkürde kademe kademe yükselmeye başlarsınız.
fatiha suresinde geçen sırat-ı müstakim(dosdoğru yol, orta yol) budur. orada hakikat yolu tarif ediliyor. bizi sağ sapmadan(tez, ifrat), sol sapmadan(antitez, tefrit) koru; senteze(orta yol, istikamet çizgisine) ulaştır deriz.
o yolun sonu hakikat şehrine çıkar. o yol direkt hakikate gider.
kısacası maharet cevapları kendi içimizde bulmaktadır. ancak sapmalardan korunmak için hakikat ehli sürekli takip edilmelidir. mesele her gün 15 dakika mesnevi okumaya devam edilmelidir.



