
Soru:
bilincin birinci ve ikinci mertebelerinde hz. ibrahim ve hz. musa kendi dönemlerinde antitezleri olan nemrut ve firavun ile karşı karşıya gelip onlara üstün geldikleri halde, hz. isa neden kendi döneminde deccal ile karşı karşıya gelmedi de ahir zamanda deccali öldürmek üzere göğe yükseltildi?
cevap:
evliyalar insanın kişisel gelişimini temsil ederler. elde ettikleri her şey kendi iç alemleri çerçevesindedir ve en fazla rüyalar şeklinde zuhur edebilir. mesela bir veli tac ve taht sahibi olduğu zaman, bu mana ancak rüyalarına veya keşiflerine yansıyabilir. zira o manaların dış aleme kadar çıkacak güçleri yoktur.
peygamberler ise öyle değildir, onlar toplumsal veya kolektif bilincin temsilcileridir. hatta büyük peygamberler yalnızca ait oldukları kavim veya toplumun değil tüm insanlığın kolektif bilincini temsil etmektedirler.
hz. isa peygamber olarak gönderildiği zaman onu tasdik edenler çok azdı malumunuz. insanlığın isevi bilinç ile yoğrulması ve isevi bilinç ile tahakkuk etmesi(bilim ve teknolojinin gelişmesi) için çok büyük bir zaman dilimi gerekiyordu. bunun için iki bin yıllık bir süre tayin edildi. bir başka deyimle, hz. isa’nın diktiği fidanın büyüyebilmesi ve meyveye durması için iki bin yıllık bir süre gerekti. ancak bu süre zarfında insanlığın kolektif bilinci isevilik ile tahakkuk etmeyi başarabilmişti. kolektif bilincin ilerleyişinin diyalektik karakteri sebebiyle isevi bilinç aynı zamanda karşıt kutbun da, yani deccali bilincin de ortaya çıkmasını sağladı(bir bilincin kendi kendini eleştirmesi, o bilincin dışında olup biten bir şey değildir. deccalizmi, isevilikten ayrı görmeyiniz. tersinden ve bâtıl kutupta zuhur etmiş de olsa, istese de istemese de o iseviliğin nüvesini taşımaktadır).
işte bu nedenle günümüzün tek ve baskın kültürü olan batı medeniyetinin hakikati, isevi bilinçten ibarettir. ancak bu bilinç kısa sürede karşıt kutba savrulmuş ve deccali bilinç olarak ortaya çıkmış ve deccalın dini olan bilimperestliği üretmiştir.
iki nehir sembolizmi ile anlattığımız ve hz. ibrahim’in diğer oğlu hz. ismail’den gelmiş olan muhammedi bilinç ise başka bir meseledir. imam-ı rabbani hazretlerinin beyanına göre, hz. ibrahim’in varlık nedeni “nefy ve isbatın”(kelime-i tevhid’in), nefy(red) kısmını gerçekleştirmektir. nefyden kasıt tüm putların ve şirkin yok edilmesidir. öyle ki, hz. ibrahim’in kapatmadığı hiçbir şirk kapısı kalmamıştır.
muhammedi bilinç ise kelime-i tevhid’in ispat kanadını(illallah) gerçekleştirmiştir. yani allah’ı en yüksek marifet seviyesinden bilmiştir. o kadar ki, rüyet yani allah’ı görme makamına çıkmıştır. insanlar arasında allah’ı gören tek kişi peygamber efendimizdir. başka hiçbir insan(ne veli ne de diğer peygamberlerden) allah’ı gören olmamıştır. muhammedi meşrep evliyanın uğradığı zat tecellisi, allah’ı görmek(rüyet) değildir(cumhurbaşkanını tv’de görmek başka, gidip sarayında bizzat görmek başkadır).
görüldüğü üzere peygamber efendimiz abdullah’tır, allah’ın kuludur, yani allah esmasının mazharıdır. bu esma tüm isimleri kendinde eriyik olarak bulunduran zat mertebesini ifade eder. bu nedenle peygamber efendimiz icmali(toplu,öz) seyrin temsilcisidir. hedefi direkt zat mertebesidir.
hz. ishak’tan gelen kol ise tafsili(ayrıntı) seyrin sahibidir. bu kolda her bir peygamber değişik esmaların mazharıdır, ama hiçbiri zat esmasının mazharı değildir. bu nedenle hz. ishak kolundan sayısız peygamber gelmiştir. bu koldan gelen bilincin bilim ve teknolojideki başarısı bu ayrıntı seyir sebebiyledir. zira evren ilahi isimlerin açığa çıkması için oluşturulmuş bir sistemdir. eğer bilinç evrenin sırlarını incelerken her olgunun ardındaki esmayı görürse, o zaman ilim ve marifet aynı anda tahakkuk eder ve bu isevi bilinç olur. evreni incelerken olayın ardındaki esmadan perdelenirse işte o zaman deccali bilinç ve onun bilimperestlik dini ortaya çıkar.
ahir zamanda hz. isa’nın gelmesi son bir düzeltme hareketi içindir. aynı zamanda bu düzeltme hareketi ve insanlık bilincinin isevi bilinç ile tahakkuk etmesi, ona muhammedi bilince yükselmesi için gerekli basamağı sağlamış olacaktır.
ve perdenin kapanışı, dünya adlı oyunun sonu…muhammedi bilinçten ötesi yok çünkü…




Sübhânallâh! Mükemmel bir anlatım.