İman ve İnkarKader'e İman-Kader SırrıKadın ve Erkek (Dişil ve Eril Enerji)Kainat ve İnsanKalp - AltbeyinŞeytanTevekkül

Kontrol Obsesyonu

Aşırı kontrolcü eğilimlerin ardında derin bir güvensizlik hissi yatar. bu güvensizlik hissinin tam zıttı ise imandır.

“dünyada, çevremde olaylar tamamen benim kontrolüm dışında gelişiyor. her an serseri bir vaka ile karşı karşıya kalabilir ve bundan zarar görebilirim. hatta hayatımı dahi kaybedebilirim”.

işte bu tehdit algısı ve onun doğurduğu derin kaygı ve stres altında insanın yapabileceği pek bir şey yoktur. ya aşırı kontrolcü birine dönüşür ya da içki ile kendini uyuşturup rahatlama yolunu seçer.

bunların kadın versiyonları ise genelde tüm kararları bir erkeğe bırakarak bu ağır yükten kurtulmak ister. zira derin bir güvensizlik hissinin istilası altındadırlar. haliyle özgüvenleri de yoktur.

bunların hepsi iman zaafından kaynaklanmaktadır.

insan sınırlı bir varlıktır. her ne yaparsa yapsın, çevresini ve de evreni kontrol altında tutması mümkün değildir. bu durumda kaygıdan kurtulması da söz konusu olamaz elbette.

imanın doğal sonucu ise emniyet hissi ve huzurdur.

bu evrenin bir sahibi vardır. o mutlak kudret, ilim ve hikmet sahibidir. her şeyden haberdardır. onun izni ve emri olmaksızın bir yaprak bile düşmez. hatta o yaprağı dahi var eden, var etmeye devam eden, atomlarını, moleküllerini bin bir hikmet içinde çeviren yine o’dur.

mutlak ilmi sayesinde her şeyi zaman üstü olarak bilmiş ve o bilgisine göre her şeye sonsuz merhamet, şefkat ve hikmeti çerçevesinde bir kader tayin etmiştir. evrende hiçbir şey başıboş cereyan etmez. her şeyin dizginleri o’nun elindedir.

kadere iman bu işin başıdır. kadere iman olmadan insan kalbinin sükunet bulması olası değildir. ancak beşeri en çok zorlayan da kader meselesidir. şu kadarını bilelim ki, başımıza gelecek olandan kaçmamıza imkan yoktu. gelmeyecek olanın da gelmesi kesinlikle mümkün değildi. “keşke şöyle şöyle yapsaydım. o zaman böyle olmazdı” türünden sözler ise şeytandandır. buna kapılanın kalbini şeytan karman çorman eder bırakır.

diğer yandan düşük bilinçlerin kader kavramını oldukça hatalı istihdam etmesi yüzünden antitez ortaya çıkmış ve “kadercilik” adı altında ithama uğramış ve uyuşukluk ve tembellikle bir tutulmuştur. sen elinden geleni yap, sonra gerisini hakka havale et…

sonuç: madem her şeyi ve herkesi kontrol altında tutmamız mümkün değil ve bunu yapmadıkça da kaygılarımızdan kurtulamıyoruz; o halde her şeyi, herkesi ve varlığın tamamını kontrolü altında tutana dayanalım. o’na güvenelim. o’nu kendimize vekil tutalım. işte o zaman huzuru buluruz. biz bu olguya “iman” adını veriyoruz.

ne zaman karma karışık ve içinden çıkılmaz bir hale düştün, kendi kendine de ki, “beni benden daha çok seven, beni benden daha çok düşünen bir zat var. sıkıntımı o’na havale ediyorum. o’na güvendim. o’na dayandım”…içtenliğin kadar karşılığını göreceksin…

isnetus 31.10.2024 08:33

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu