Karanlık benliğin en büyük tutkusu güçtür.
bu kadar güç peşinde olmasının sebebi ise yaşadığı büyük çelişkidir. kendini allah’tan bağımsız bir güç sahibi olarak görmüş ve böylece tanrılığını ilan etmiştir. ancak aynı zamanda olağanüstü aciz olduğunun da farkındadır.
çok büyük bir çelişkidir bu. hem tanrılığını ilan etmek hem de büyük bir acziyet içinde olmak…
deccal çıktığı zaman karanlık benlik sahipleri adeta mest olacaklar ve derhal deccala icabet edeceklerdir; çünkü deccal onların içinde bulundukları muazzam çelişkiye dark side(karanlık yüz) yolundan bir çözüm önerecektir. üstelik bu yolu kendisi aşmış ve olağanüstü güçlere kavuşmuştur. herkese “siz de benim gibi tanrısal olabilirsiniz” diyecektir.
deccala tâbî olanlar kısa sürede kendi çaplarında da olsa büyük güçlere kavuşacaklar ve tıpkı deccal gibi tanrılıklarını yaşayacaklardır.
az miktardaki aydınlık benlik sahipleri ise peygamberin haberini verdiği deccal adlı bu olağanüstü güç sahibini derhal tanıyacaklar ve ona muhalefet edeceklerdir. ne deccalın ne de şeytanın aydınlık benlik sahiplerini kandırmasına imkan yoktur. onların hükmü yalnızca karanlık benlik sahipleri üzerinde geçerlidir.
deccali bilinç evrensel düzenin tüm mekanizmalarını çözmüştür ve onu kendi benliğinin arzuları doğrultusunda kullanmaktadır. zaten bu nedenle her türlü olağanüstü hali gösterebilmekte, hatta ölüleri bile diriltebilmektedir.
aydınlık benlik sahipleri ise farklıdır. onlar kendi benliklerini hakka secde eder hale getirmişler ve kendilerindeki güç vehminden kurtulup, tüm gücü allah’a vermişlerdir. söz gelimi ben hayalimde bir evren ve içinde de bilinçli canlılar oluştursam, o evrendeki canlılar birbirlerine göre değişik oranda güç sahibi olarak görünebilirler; ama gerçekte hiçbirinin gücü yoktur. onların hepsini oynatan, hareket ettiren benim.
işte o canlılardan bazıları, “bizi var eden bir sahibimiz var. her hareketimizi de o yaptırıyor. aslında ne kendi bedenimize, ne de fiillerimize sahip değiliz. mülk o’nundur. evrenimizi de bizi de o var etmiş ve o hareket ettirmektedir. ey bizi var eden sahibimiz! seni bildik, anladık ve kalp(bilinç) gözümüzle gördük” idrakına ulaşıyorlar. bunun üzerine ben onlardan razı oluyorum ve onları seviyorum.
bazıları da yarattığım evrenin kurallarını istismar ederek güç elde etmenin peşine düşüyorlar. kendilerini ön plana çıkarıp beni hiçe sayıyorlar. beni hiç umursamıyorlar. beni bilme ve bulma gayretine dahi girmiyorlar. kendilerini o evrenin sahibi ilan ederek, adeta bana meydan okuyorlar. işin en kötü tarafı da tüm o şerli davranışlarını yine ben yaptırıyorum onlara(onların tercihlerin saygı duyduğum için). ancak bu hadsiz ve densiz yaratıklarımdan hoşlanmıyorum. elbet işin sonunda tüm yaptıklarının bedelini ödetmeyi düşünüyorum onlara.
işte deccal, benim bu kurgu evrenimdeki densizlerin lideridir; en yeteneklisi ve en şerlisidir; nankörlerin reisidir. benim oluşturduğum evrende bana meydan okumaktadır. ben hareket ettirmeseydim kılını dahi kıpırdatamazdı oysa ki. rezaletin boyutların bakar mısınız?



