Dönüştürmek için dönüşmek gerekir.
dönüşmeyen, dönüştüremez.
dönüşmek veya dönüştürmek lafla olmaz. hal, hareket, tavır, ilim, irfan, marifet ile olur.
başkasını yanlış görüp, kendisinin dosdoğru yol üzerinde olduğunu iddia edene bakınız… o kimsenin ahlakı, hali, ilmi, irfanı, marifeti sözünü destekliyor mu? destekliyorsa sözünün değeri vardır; aksi durumda ise sözü kalpazanların bastığı para değerindedir.
bir ressam düşünün! başka bir ressamı veya ressamları yerden yere vuruyor; ancak o sözünün doğrulayıcısı ve delili olarak kendi yaptığı resimleri ortaya koyuyor. biz o resimlere bakıp kendimizden geçiyoruz ve “sözünde sadıksın ey büyük sanatkâr!” diye ona takdirlerimizi sunuyor ve onun ustalığına şahitlik ediyoruz. böylesi bir ressama ancak şapka çıkartılır.
bir de bunun tersini düşünün. o tenkitçi ressamın hiç resmi olmasa veya resim diye ortaya koyduğu şeylerin kıymeti harbiyesi olmasa ne düşünürdük?
işte insanların çoğu bu ikinci ressam neviindendir. cin ali çiziktirmekten aciz adam, çıkıp hiç utanmadan arlanmadan diğer ressamlara çamur atıyor. eskiler böylelerinin durumuna “cehli mürekkep” derlermiş. yani hem bilmiyor hem de bilmediğini bilmiyor. bunlara laf anlatmak mümkün olmadığı için geçip gitmek en doğrusudur.
sonuç: bir ressamı eleştirmek istiyorsan, koy yaptığın resimleri ortaya. sen değil eserin konuşsun. bu kadar basit bir hikmeti bile anlamıyorsan kusura bakma dostum…sana bir şey söyleyeceğim geliyor ama edebim müsaade etmiyor…



