
Bir Ömrü Perişan Etmenin Yolu
Ömrünün boşa geçtiği hissine kapılanların neredeyse tamamı, “şöyle şöyle olmasaydı, şunları şunları yapmasaydım, onların yerine bunları bunları yapsaydım, hayatım çok daha güzel ve tatmin edici olurdu” şeklinde görüş beyan etmiş.
yanılıyorsun dostum!
o çözüm diye gördüklerin sana verilseydi dahi durum yine değişmeyecekti. sen yine ömrümü boşa harcıyorum hissinden ve tatminsizlikten kurtulamayacaktın.
çünkü her insan farklı bir esma terkibi veya esma kombinasyonudur. bu, her insanda 99 esma değişik oranlarda bulunur demektir. bu yüzden her bir insan yeganedir, eşsiz ve benzersizdir. yine aynı nedenle rabbın(en büyük eğitici, en büyük öğretmen) her bir insana çizdiği yol farklıdır.
insanın dünyaya geliş amacı yalnızca ve yalnızca hakkı bilmek ve tanımaktır. işte rabb insana yolunu takdir ederken, bunu göz önüne alır. ona öyle bir yol çizer ki, sonunda onu hakka çıkarsın.
boşuna ağlayıp sızlanıyorsun! sana bu evrende mümkün olabilecek en iyi hayat çizgisi halihazırda verilmiş durumdadır. iyi derken dikkat et ama…bunun anlamı şudur: senin yaşadığın şu hayat haricinde başka hiçbir yol senin için uygun değildir. başka hiçbir yol seni hakka götürmez.
çok berbat şeyler yaşamış olman, felaketlere maruz kalmış olman, durumu değiştirmez. demek ki hakkı bilmek yolunda o deneyimlerden geçmiş olman gerekiyormuş. senin kötü ve şer sandıkların dahi aslında seni hakka götüren basamaklar hükmünde imiş(derman arardım derdime, derdim bana derman imiş).
“kader kendisine razı olanı hedefine taşır, itiraz eden ve direnç göstereni ise sürükler”. kaderine razı olan hakka ulaşırken, itiraz eden kafasının gözünün yarıldığı ile kalır. yol aslında tek iken, bu anlamda iki olmuş olur.
tüm bu anlatılanlar emmare, yani tabiat ve madde seviyesi benlik bilinci sahiplerine çok ters gelecektir. zira onlar bağımsız irade ve güç sahibi oldukları vehmindedirler.
dostum! başına gelen her şey gelecekti zaten… kaçınma şansın yoktu. senin elinde olan ise, başına gelenlere gösterdiğin tepkidir veya niyet ve bakış açındır. “lütfun da hoş kahrın da hoş” deyip geçebilirsin veya vaveyla edebilirsin. bu sana kalmış. ikisinin de ayrı ayrı sonuçları olacaktır ama…
kısacası, her birimizin sahip olduğu hayat, bizim için mümkün olabilecek en iyi hayattır. bu yol her birimize sonsuz ilim, sonsuz hikmet, sonsuz merhamet ve şefkat ve sonsuz işlem yeteneğine sahip bir zat tarafından ihsan edilmiştir. başka hayatlar istemek, o mutlak zattan daha iyi iş çıkarabileceğini iddia etmek olur ki, tamamen abestir.
o zata güven…o zata her daim güven… klasik lisanda buna tevekkül deniyor. sen yalnızca niyetini ve bakış açılarını doğru tayin etmeye bak, ki senin sorumluluğun da zaten ondan ibarettir. o zaman şikayet edecek, yakınacak hiçbir şeyinin kalmadığını göreceksin ve hayatını dolu dolu yaşayacaksın.



