Televizyonda 7/24 Peygamber Diye Ağlayan Dayılar
Gülün değerini ancak bülbül bilir. boş teneke neviinden övgüler aynen edepsizliktir. bülbül olamıyorsan bâri kargalık yapıp insanları çirkin sesinle rahatsız etme…
“ey dost!.. peygamber efendimize yetişip de aynı istifâdeyi sağlayamadım diye üzülme!.. o mübârek varlığın vârisi olan sâdıklarla beraber ol, aynı nasipten istidâd ve iştihân kadar rızıklanırsın.”
en büyük beşerî felâket ise “…zâlimler topluluğu ile oturma!” (el-en’âm, 68) emrine ters hareket ederek nefsânî arzularının sultası altında yaşayan kimselerle beraber olmaktır. böylelerine muhabbet ise her türlü menfîliğin kalpten kalbe in’ikasıyla müthiş bir hüsran sebebi olur.
dâima sâlihlerle beraber olan, sâlihleşir; zâlimlerle beraber olan da zâlimleşerek onların zulüm ve cürüm ortağı olurlar.
“mânâ ehli ile düş kalk da, onlardan hem lutuflar, ihsanlar elde et, hem de mânevî güç kazan, ilâhî muhabbetle genç, zinde ve dinç kal.
şu, ten içinde bulunan rûh, mânâdan, aşktan habersiz ise, o, kın içindeki tahta kılıç gibidir. o tahta kılıç, kınında bulundukça, görünüşte kıymetli, işe yarar sanılır; kınından sıyrılıp dışarı çıkınca, ancak yanmaya yarar.
eğer o tahtadan ise, git, başka bir kılıç ara. eğer elmastan ise, sevinerek, iştahla ileri atıl. elmas kılıç, velilerin silâhlığındadır. onları görmek size kimyadır. mânevî güçtür.
sen, kaskatı bir taş veya mermer parçası olsan dahî, bir gönül sahibine erişebilirsen, işte o zaman cevher, yani zümrüd, pırlanta, elmas olursun. temiz erlerin sevgisini gönlüne yerleştir. âriflerin muhabbetinden başka bir şeye gönül verme.” (mesnevi’den)



