TövbeDiyalektikistiğfar-tövbeSevap ve Günah

Tevbe

Arifler yalnızca günahlarından değil, iyi amellerinden dahi tevbe ederler. kıldıkları namazlardan, tuttukları oruçlardan, tüm hayırlı sayılan amellerinden pişmanlık duyup allah’tan af dilerler.

niçin?

çünkü insanı hakikatten, Allah’tan alıkoyan, perdeleyen tüm ameller günah kapsamındadır. onlarda hayır olsaydı Allah ile arada perde oluşturmazlardı.

daha da ötesi, tüm amellerin kaynağı olan bilinçlerinden tevbe ederler. o bilinçte hayır olsaydı, Allah’ı bulurdu.

“estağfirullah el azıym, ellezî la ilahe illa hu, el hayyel kayyum ve etûbu ileyh”

anlamı:

“kendisinden başka ilâh bulunmayan, ebedî hayatla daima diri olan, her şeyin varlığı kendisine bağlı olup kâinatı yöneten Allah’tan beni bağışlamasını diler ve günahlarıma tövbe ederim”

not: bu noktaya erişen şuura, nefs ve şeytan şu telkinde bulunur: “yaptığın iyilikler bile aslında kötülük. işte kendin de gördün, ne diye uğraşasın ki, sal gitsin, keyfine bak”

şeytanın bu telkinine itibar edilmemelidir. kişi elinden gelen her ameli yapmalı, ancak günün sonunda hepsinden tevbe etmelidir. islam zıtlar arası muvazenenin üstün nizamıdır. şuurun ilerleyiş ve yükselişi, zıtların çarpışması yoluyladır. diyalektiğin bir ayağı eksik olduğu anda ilerleme durur.

isnetus 22.05.2016 19:13 ~ 19:33

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu