Bir şey haddini aşarsa zıttına inkılap edermiş. eskiler öyle söylerler.
günümüzde akıl da haddini aşanlardan… dolayısıyla ahmaklığa inkılap etmiş durumda maalesef.
zannedilenin aksine akıl asla bağımsız bir varlık değildir. kendi başına çalışması da mümkün değildir. futbol oynamak için önce altyapının hazır olması gerektiği gibi, aklın da çalışması için gerekli sahanın/çerçevenin/paradigmanın kurulmuş olması gerekir.
başlangıçta bir dünya görüşü, algı çerçevesi ve paradigma vardır. işte bu algı çerçevesi aklın oyun sahasıdır. akıl ancak bu saha içinde top çevirebilir. dışına çıkması mümkün olmadığı gibi ayrıca iç kurallara da uymak mecburiyeti vardır.
paradigma aklı kuşatır; bu yüzden onun kontrolü altında değildir; çünkü bir paradigma akılla ifade edilmeye, tarif edilmeye çalışılabilir belki; ama büyük ölçüde sezgisel planda bir varlığı vardır. onun varlığı daha çok görünmez sütunlar ve duvarlar gibi kabullenimlerden oluşur.
bu kabullenimlerin gücüne inanamazsınız. mesela devlet otoritesini düşünün! sırf kabullenimden ibarettir. herkes aksini düşünmesi mümkün olmayacak bir şekilde devletin gücüne iman etmiştir. devlet sırf bu inanç, iman ve güven üzerine kuruludur. farzı muhal, bugün herkes sözleşmişçesine ve inanarak “bundan sonra devleti tanımıyorum” deseydi, o anda devlet otoritesi “pof” diye yok olurdu. ancak pratikte bu mümkün değildir; çünkü devlete inancı yıkmak için her şeyden önce mukabil bir görüş üretip ona iman edilmesini sağlamak lazımdır ki, zorların zoru bir iştir. yani demem o ki, bu dünyada her şey iman üzerine kuruludur. akıl ancak imanın hizmetkarı olabilecek bir tıynettedir.
sonuç: bir imanı yıkmak için ona alternatif veya aykırı başka bir iman kutbu üretmek zorundasınız. bir iman ancak başka iman ile yıkılabilir. günümüzün iman kutbu da “bilimsel pozitivist paradigma”dır. ben dinsizim, ateistim diyenler boş konuşuyorlar. gerçekte ise onlar dahi başka bir dinin(paradigmanın) müminidirler. paradigmasız insan, işletim sistemi yüklenmemiş bir bilgisayar gibidir. canlı ve faal olan her insan, iyi kötü; gelişkin, az gelişkin mutlaka bir paradigma ile yüklenmiş durumdadır. aksi durumda bitkisel hayata girmiş gibi işlevsiz kalırdı.



