
Turgut Özal Denince Akla Gelenler
“Deng şiao ping” namı diğer “cüce deng” çin için neyse, turgut özal da türkiye için odur.
deng, bugün bildiğiniz çin’in, yani dünyanın en büyük üretim gücünün mimarıdır; hem de mao çin’inde yetişmiş, korkunç bir dogmatizm ortamında yaşamış olmasına rağmen…deng’in o dehşet verici komünist dogmadan kurtuluşu cidden büyük bir mucizedir.
gerçi deng’in gözünü açan ve ona kalkınmanın sol zırvalar ile değil, ancak dışa açık kapitalist yöntem ile başarılacağını fiili olarak gösteren singapur lideri “lee kuan yew” olmuştur(singapur lideri de çin’lidir).
deng, singapur’un ilkel, fakir bir balıkçı kasabasından dünyanın en modern, müreffeh, zengin bir ülkeye dönüşümünü kendi gözleriyle görmüş, sonrasında singapur lideri ile görüşmüştür. lee ona, “ben eğitimsiz güney çin göçmenleri ile bunları başardım, sen doğru politikalar gütmek kaydıyla çok daha iyisini başarabilirsin” demiştir ve sonrasında “çin komünist partisi genel sekreteri” olan deng, çin’i kapitalist kalkınma yoluna sokmuştur.
turgut özal dahi son derece ilkel ve fakir bir tarım toplumu olan türkiye’de yetişmişti. ancak olağanüstü zeki bir adam olduğu için, dünya bankasındaki iki yıllık görevi esnasında gözleri açılmış ve bizdeki kemalist dogmanın çöp olduğunu anlamıştı.
bu nedenle türkiye’yi singapur’un, güney kore’nin, tayvan’ın yoluna sokmak için elinden geleni yaptı. ancak özal, asya kaplanlarının liderleri kadar şanslı değildi. türkiye’de yönetime iyice yerleşmiş olan dogmatik elit, özal’a adeta kutsal savaş ilan etti. onu yerden yere vurdu. neticede özal türkiye’de istediği değişiklikleri tam olarak yapamadı. gerici elit buna izin vermedi çünkü. ölümüne direniş gösterdiler.
diğer yandan türkiye’deki çok partili rejim ve seçim zorunluluğu da işleri hepten sarpa sardırdı. oysa asya kaplanlarında tek adam ve tek partinin sözü geçiyordu. gereken değişiklikleri çabucak yapabiliyorlardı.
işte bu engeller yüzünden özal’ın start verdiği sanayileşme hamlesi, “iki adım ileri bir adım geri” şeklinde bir tempoya neden oldu. türkiye’nin sanayileşmesi geciktikçe gecikti.
türkiye’nin “deng şiao ping”i olan adam için ileri geri konuşmak, onun değerini takdir edememek ardır. bunun sebebi de düşünme yetisinden uzak olup boş propagandalara kapılmış olmaktır.
eğer özal’ın elinde asyadaki meslektaşları gibi mutlak güç olsaydı, türkiye bugün en az güney kore kadar kalkınmış bir ülke olurdu. kişi başı milli gelir de elli bin dolara yaklaşırdı.
işte bu nedenle biz turgut özal’ı rahmetle anıyoruz, anmalıyız… allah ecrini artırsın.



