
Türkler Asker Millettir
Kabaca, m.s. 500’lere kadar savaş alanlarının hakimi ve belirleyicisi piyadedir, bilhassa ağır zırhlı piyade.
tarihte zırhlı piyade taktiklerini icat eden ve en iyi kullananlar antik yunanlılar olmuştur. yunanlıların askerlik ilmine katkısı, piyadeyi tek tek kılıç ve kalkanla çarpışan ve ferdi kabiliyetlerine istinat eden bir savaşçı olmaktan çıkarıp, blok halde, formasyonlar/teşkiller halinde savaşmayı vaz etmeleridir.
yunanlılar, özellikle sparta’lılar sürekli ve yoğun formasyon eğitimleri sayesinde kendilerinden kat kat üstün düşmanı mağlup etmeyi başarmışlardır(persler). ancak büyük iskender yunanistan’da siyasi birliği sağlayıncaya dek askerlikteki bu üstün konumlarını değerlendirememişlerdir.
antik roma şehrinin başlangıçta basit bir latin yerleşim yeri olmaktan öte bir özelliği yoktu. ancak italya’daki bir yunan kolonisine komşu idiler. işte roma’lılar her ne öğrendilerse, kendilerinden medeniyet ve kültürce çok ilerde olan bu yunan kolonisinden öğrendiler.
meseleyi çok özlü bir şekilde ifade edersek, aslında roma’lılar latince konuşan yunan’lılardır. kesinlikle başka bir şey değildirler.
son derece tabii olarak romalı’lar savaş usulü ve taktiklerini de yunanlılardan aldılar ve tıpkı onlar gibi bir ağır piyade formasyonu olan falankslar teşkil ettiler ve bunlara sürekli talim yaptırdılar. ancak roma’lılar engebeli arazide kuzeyin serbest stilde savaşan kabileleri ile savaşırken falanks formasyonlarının yeterince verimli olmadığını keşfettiler ve çeşitli değişikler yaparak savaş formasyonlarını yenilediler.
bu askeri reformlar o kadar etkili oldu ki, kısa sürede çok geniş alanları fethetmeyi başardılar. hatta klasik falanks yapısında ısrar eden makedon ordudunu perişan ettiler ve yunanistan’a da girdiler.
neticede o zamanki bilinen dünyanın önemli kısımları, roma’lıların hakimiyetine girdi.
tâ ki, işler değişip piyadenin devrinin geçip, savaş meydanlarının yeni patronu süvari oluncaya dek.
süvari işin içine girince step kavimleri ön plana çıktı. çünkü hem geniş at sürüleri yetiştiren hem de binicilikte mahir olan bu insanlardı.
bu step kavimleri medeniyetçe çok geri ve ilkeldiler, bakmayın siz milliyetçilerin idealize etmelerine.. bu kavimlerin iyi at binmekten başka hiçbir özellikleri yoktu. son derece vahşi ve çapulcu ve yağmacı idiler.
işte steplerin bu ilkel kavimleri, m.s. 500 ile 1500 arasında neredeyse 1000 yıl boyunca, bütün dünyayı kasıp kavurdular. bu istilacı karakterleri onların bir nevi yecüc mecüc manasından hissedar olduklarını gösterir. tabii müslüman olup islam kültürüne dahil olan türkler büyük ölçüde müspet yöne evrildiler.
m.s. 1500’lü yıllardan itibaren teknojideki gelişimler, ateşli silahların icadı vs. gibi sebepler yüzünden süvarinin önemi yavaş yavaş azalmaya başladı. tüfekli piyade savaş meydanlarının belirleyicisi oldu. piyade talimleri tekrar önem kazandı. tabii eski roma’nın mirasçısı olan batı dünyası tıpkı selefleri gibi en eğitimli ve nitelikli piyadeleri yetiştirmeye muvaffak olunca, süvari tipi savaşa alışık olan doğunun işi bitti.
bütün bu uzun izahlardan sonra sadede geleyim, türklerin asker millet olduğu tezi faydasızdır ve geçmişe ait bir olgudur ve öyle de kalmalıdır. fosil kavramları yeniden üretmenin yararı yoktur.
artık ilim, iman, teknoloji önemlidir.
iman ile ilmi evlendirebildin mi?
sen ondan haber ver!
yunan savaş stili:
https://www.youtube.com/watch?v=p7yeptnffia
not: süvari de, piyade sınıfı da her devirde var olmuştur. ancak benim bahsettiğim dünya tarihine etki edecek ölçekte ana trend haline gelmeleri. mesela çakmaklı tüfeklerin icadından sonra süvari artık ana bir sınıf değil yardımcı bir sınıftır ve harbin üstadı lakaplı clausewitz süvariyi böyle değerlendirir.



