İdeolojiAnlayışta YenilikBilimsel Pozitivist ParadigmaToplumsal Düzen

Bütün Tarikatlar Ve Cemaatler Kapatılmalıdır

Tarihte her ne olmuşsa öyle olmak zorunda olduğu için olmuştur; başka türlü olamayacağı için öyle olmuştur.

tarikatlar, cemaatler insan topluluklarıdır. bunların illa da din ekseninde oluşması gerekmiyor. tamamen farklı ideolojiler ekseninde dahi bu topluluklar oluşmaktadır. mesela komünist örgütlerin bâtınî tarikatlardan hemen hemen hiçbir farkı yoktur.

yine chp dahi bir başka açıdan tipik cemaat özellikleri göstermektedir.

görüldüğü üzere insan denen canlı şiddetle topluluklar oluşturma eğilimi taşımaktadır; çünkü insan bir memeli hayvandır ve memeli hayvanlar çoğunlukla sürü halinde yaşamayı tercih ederler. sürü halinde yaşamak güvenlik endişelerini büyük ölçüde giderir.

güvenliğe ek olarak insan toplulukları dayanışma, aidiyet ve kimlik ihtiyacını dahi karşılamakta, hatta topluluğun sahip olduğu idealler, mensupları için hayatı anlamlı kılmakta ve yaşama sebebi vermektedir. bu nedenle iyi kötü bir topluluğun üyesi olmayan insan depresyona girmeye eğilimlidir(aynı köyün sakinlerini, aşiretleri de ilkel cemaatler olarak düşünebilirsiniz).

demek ki neymiş?

insanların topluluklar, cemaatler oluşturması hayati bir ihtiyaçmış. onun bu ihtiyacını gidermesini engellemeye çalışmak ise onun hayatına kast etmek imiş…

besbelli ki tarikatları, cemaatleri kapatalım diyenlerin niyeti tüm toplulukları yok etmek değildir. sair ideolojiler ekseninde oluşmuş topluluklara herhangi bir hasmane tutumlarının olmadığı belli olmaktadır. kısacası iş yine dönüp dolaşıp din karşıtlığı noktasına gelmektedir.

peki bunlar niçin bu kadar din ve islam karşıtlığı yapıyorlar?

çünkü çağımızın dini “bilimsel pozitivist paradigmadır”; namı diğer “bilimperestlik dinidir” veya bir diğer bakış açısıyla, tek gözlü deccalın dinidir. her din tabiatı icabı rakiplerini tasfiye etmek ve yegane din olarak kalmak ister. deccalın dininin mensupları da o yolda daimi gayret üzereler.

bilimperestler mücadeleyi şimdilik önde götürüyorlar. bunda klasik dinin kendisini yenileyememesinin payı büyük. o işin ehli gelip yenileme işlemini yaptığı zaman, bilimperestlik dini tuzun suda eridiği gibi eriyecek ve yok olup gidecektir.

isnetus 08.10.2024 10:45

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu