
Eski Yunan
Batı medeniyetinin bir ayağı hristiyanlık ise, diğer ayağı da yunan aklıdır. yunan’ın dehası her ne kadar özgün sanılsa da aslında bu doğru değildir. eski yunan’ın düşünce kökleri mısır’a dek uzanır.
yunan’ı mısır’dan ayıran ve bir adım öne çıkaran ise ticaretle zenginleşip bir nevi proto burjuvaziyi oluşturmalarıdır. antik çağda atina, tüm akdeniz’de ticaret kolonileri bulunan bir devlet idi. her ne kadar matematik, astronomi ve felsefenin ilk örnekleri mısır’da ortaya çıkmışsa da, bunların tamamı rahip sınıfının elinde kısa sürede dogmalaştırılmıştı. dogma haline getirilen bilgi ise kaçınılmaz olarak donar, statikleşir, kısırlaşır. zira mısır, tarım üretimine dayanan tipik eski tür bir feodal toplumdu. feodal toplumların tek sesli ve dogmatik olmaları bir zorunluluktur.(tarım toplumlarının niye öyle oldukları eski entrylerde ayrıntıları ile incelenmiştir)
halbuki yunan kent devleti, zengin ticaret burjuvazisi sayesinde çok sesli bir toplum olmayı başarmıştı. çok sesliliğin olduğu yerde ise bilim ve sanatın gelişmesi, farklı farklı görüşlerin üretilmesi gayet normaldir. demem o ki, eski yunan tüm akdeniz’den ve büyük ölçüde de mısır’dan edindiği irfan tohumlarını kendi münbit arazisine ekmiş ve onların filizlenip çiçek açmalarını sağlamıştı.
nitekim orta çağda dahi venedik, cenova vs. gibi italyan kent devletleri aynı pozisyona gelmişti. avrupa’nın diğer bölgelerinde feodalizm yüzünden ot bitmezken, bu kent devletlerinde bilim ve sanat alanlarında atılım üzerine atılım yapılıyordu.
gelişmişliğin anahtarı budur işte: bir ticaret ve sanayi burjuvasının teşekkül ettirilmesi…özlü bir söz halinde ifade edecek olursak hükmümüz şudur: medeniyet bir burjuva kültürüdür.
devletçilik, bu hedefi baltaladığı için son derece zararlıdır. sosyalizm ise medeniyete ve insanlığa direkt bir suikasttır. bakın güney kore’ye…onlar bizim gibi devlet eliyle yatırım falan yapmaya çalışmadılar. bilakis devlet eliyle büyük özel şirketlerin kurulmasını sağladılar. hyundai, lg, samsung vs. hep devlet teşviki ve desteği ile kurulmuş holdinglerdir. geldikleri yeri hepimiz biliyoruz. bizde ise zırcahil tipler, 2020 yılında hâlâ devletçiliği savunurlar. hatta nümunelik de olsa komünist bile var bizde.



