Müslümanlıktan Vazgeçme Anı 4
Allah yok,
din yalan,
madde ezelden beri vardı? niye olsun ki? “hiçbir şey yoktu, yok olmaya devam etti” hükmü daha uygun…ezeli, ebedi bir yokluk. bahsedilmesi bile mümkün olmayan bir yokluk… bahsedebildiğimize göre var bir şeyler…
sonra madde sınırsız bir zaman dilimi içinde tamamen tesadüfi olarak çeşitli kombinasyonlara girdi ve şu kainat ölçeğine göre miniminnacık mavi gezegenimizde hayat başladı.
niye başladı? var mı bir açıklaması? yok…başladı işte, her şey tesadüfi…
tek hücreli canlılar evrim yoluyla dönüştü, gelişti ve nihayet insan zuhur etti.
insan…varlığının hikmetini sorgulayabilen bir varlık.
ama pek yazık!
ömrü bir kelebeğinkinden farksız kainat ölçülerine göre.
doğuyor, büyüyor, yaşlanıyor ve ölüyor.
daha önce yoktu, tekrar yok oluyor. ebediyyen.
şurada tartışan bizler bir gün yok olacağız. izimiz tozumuz bile kalmayacak.
bu kadar akıllı bir varlığa yazık oluyor doğrusu. resmen israf…
öküzlerin, gergedanların ölmesi sorun teşkil etmiyor zira onlar zaten kendinin farkında değil.
ama ya insan?
bak burada ne kadar hararetli tartışıyoruz. ama yarın ebedi bir yokluğa gömüleceğiz. bütün sevdiklerimizden ayrılacağız bir daha görüşmemek üzere. aslında ayrılmak kavramı bile anlamsız. yokluğun olduğu yerde bütün anlamlar tükeniyor.
o zaman hiçbir şeyin, hiçbir anlamı yok.
her şey boşuna. öyle olsa ne olur, böyle olsa ne olur!
madem hiçten gelip hiçe gidiyoruz. neden debelenip duruyoruz?



