
Bazı şahıslar islamı inkar kastıyla tur ve sinin kelimelerinin kökenini araştırmışlar ve sonuçta şu kanaate varmışlar:
tur-i sinin= sina’nın boğası
boğa bilmem ne tanrısıymış falan filan…
boğa=alef=alfa=a harfi=elif harfi
elif harfi biri sembolize eder ve direkt allah’ın zatına işarettir. belki de allah’ın bir esmasının rüyalar alemi, alem-i misal, keşif, durugörü görüntüsü boğa şeklindedir. israiloğullarının niçin boğaya(buzağıya) kolaylıkla tapmaya başladıklarının da izahı bu olsa gerek. ayrıca şu meşhur dünyanın boğanın boynuzları üstünde durduğunu söyleyen sembolik anlatım…yâ kayyûm yâ allah…
ne yaparsanız yapın, her yol o’na çıkıyor; ama niyeti bozuk olmayan için…niyeti bozuk olan ise zaten öyle veya böyle inkar edecek. zira inanç veya kabullenilen paradigma önce gelir. sonrasında akli deliller ile herkes kendi paradigmasının içini doldurur.
peki inanç veya iman nedir?
altbeynin algı açıklığı kadar evreni doğrudan algılamasıdır. bu algı enerjiseldir, araya beş duyu verileri girmez. doğrudan his ve yaşantı olarak belirir.
algı açıklığı az olan altbeyinler, geniş bir skalada evreni algılayanların gördüklerini kabul etmezler ve inkar ederler. bu gayet doğaldır. zira o bir şey görmüyor; görenlerin söylediklerini de inkar ediyor. kalp gözü kör olmak işte budur.
bir de kendi bir şey görmediği halde görenleri onaylayanlar vardır. bunlarınki kör inançtır veya taklidi inançtır. ancak bu tayfa peygamberlerin tebliğ ettiği emir ve yasaklara uydukça altbeyinlerinin algı açıklığı artacaktır. peygamberlerin yasakladığı tüm işler esasen altbeynin titreşimini düşüren, dolayısıyla da altbeyni(kalbi) körleştiren şeylerdir.



