Etrafta gördüğünüz 70 yaşındaki adamlar da bir zamanlar 26 yaşındaydı…
her insan bir zamanlar bebekti, sonra çocuk, sonra genç, sonra yaşlı oldu/olacak…
yaş konusu insanların en çok yanılgıya düştüğü noktalardan biridir.
kaç yaşında olduğunuzun ve olacağınızın asla bir önemi yoktur.
elbet her insan bu yaş kategorilerinden her birini idrak edecek ve bu dünyadan gidecektir.
ölümlüyüz a dostlar. sonumuz bir kaç metrekarelik bir çukura yapayalnız gömülmek.
o halde hayatın gayesini sorgula. her yaşın kendine has bir kemalatı vardır onu tahsile gayret et.
ideal noktada 26 yaşındaki bir insanın olması gereken ilmi, fikri seviye nedir? oraya ulaşabildin mi?
ulaştıysan ne âlâ!
ulaşamadıysan yuh sana! ömür sermayesini yele veriyorsun.
yarın mahşer meydanında müflis olarak aç ve açıkta kalmak tehlikesi var.
o halde sor kendine!
ben kimim?
bu dünyada ne yapıyorum?
benden beklenen ne?
benden sana küçük bir tüyo: allah kainatı insan için, insanı da kendini tanıması için yaratmıştır. her şeyin bir varoluş gayesi vardır.
kalem yazmak içindir. vazifesini yapamıyorsa çöpü boylar.
lamba aydınlatmak içindir. patlamışsa çöpe…
ya sen ey insan?
vazifeni yapamıyorsan, kötü tercihlerin sebebiyle istidadın çürümüş ve kalp lamban patlamışsa?
o zaman sen de çöpü boylarsın. kainatın büyük çöplüğüne atılırsın yani cehenneme…
çok var ki, bu hınç bende fikirdir, fikirse hınç!
genç adam, al silâhı; iman tılsımlı kılınç!
işte bütün meselem, her meselenin başı,
ben bir genç arıyorum, gençlikle köprübaşı!
tırnağı, en yırtıcı hayvanın pençesinden,
daha keskin eliyle, başını ensesinden,
ayırıp o genç adam, uzansa yatağına;
yerleştirse başını, iki diz kapağına;
soruverse: ben neyim ve bu hal neyin nesi?
yetiş, yetiş, hey sonsuz varlık muhasebesi?
(nfk)



