Nedeni şuurun bir noktada çakılıp kalması ve daha ileriye gidemez hale gelmesidir.
eski devirlerde dervişler “sefer”e çok önem verirlermiş. üç gün aynı yerde kalmayı ziyan sayarlarmış. sürekli yeni yerler görmek, sürekli algının açık kalması yöntemiyle şuuru bir noktaya saplanmaktan alıkoymak isterlermiş.
günümüzde bu hadisenin yansıması turizmdir. yenir yerler görmek, yeni deneyimler yaşamakla insanlar şuur açılımı sağlamak istiyorlar. zira algı değiştiğinde kişinin içinde yaşadığı dünya da komple değişiyor.
bundan 800 yıl önce Abdülhalık Gücdevani adlı evliyanın büyüklerinden olan zat, bu konuda devrim çapında bir açılım getirmiş. takdir edersiniz ki, sürekli sefer halinde olmak çoğu insan için mümkün değildir ve pratik bir yöntem olmaktan çok uzaktır.
Abdülhalık Gücdevani hazretleri, “sefer der vatan” ilkesini ihdas etmiş. buna göre kişi gördüklerini değil, görüşünü değiştirecektir. böylece aynı yerde ikamet etse de, hep aynı şeyleri görse de onları yeni bir gözle, yeni bir idrak ile ele alacağı için bir nevi yepyeni şeyler görmüş olacaktır.
iki görüş arasında dağlar kadar fark vardır. gördüklerini değiştirmek(turizm) yatay seyirdir. bol bol arazi gezersiniz. nihayetinde de yine bıkmak tehlikesi ile karşı karşıya kalırsınız. hele günümüzde dünya kocaman bir köy gibi olmuşken, bu tehlike daha büyüktür.
bakış açısını, şuur seviyesini değiştirmek ise dikey seyirdir ve sonu yoktur. seyirde duraklama olmadığı müddetçe çakılıp kalmak, bıkmak, bezmek söz konusu değildir. kendini sürekli şuur olarak geliştiren, yenileyen kimse isterse hep aynı köhne kulübede otursun fark etmez. zira şuur değiştikçe adeta kişi yepyeni bir dünyaya giriş yapar. evi kendisine bir başka, kırk yıllık karısı dahi bir başka gözükür.
tüm bıkkınlıkların, bezginliklerin çözümü budur:
diyalektiği işlet, şuurunu bir kademe yukarı sıçrat; yepyeni bir dünya göreceksin ve hep öyle devam et. aksi takdirde takıldığın noktada çürüme başlar. akmayan kokar. bıkkınlık, bezginlik işte o çürümenin pis kokusu ve alametidir.
not: bu yolda dogmatikler, partizanlar, tarafgirler gidemez. hakikati partisi, grubu, şahsi menfaati vs. için gözünü kırpmadan feda ve heba edenlerin kaderi bezginlik ve bıkkınlık olur.



