Bir zamanlar içimden sürekli bu soru yükselir ve tamamen yabancılaşmış ve kopmuş olarak çevreme şaşkın şaşkın bakardım.
içinizden bu soru yükseliyorsa bilin ki, bilinci örten gaflet perdeleri aralanıyor demektir. esasen bu soruya akli cevaplar vermek ve buraya yazmanın pek bir anlamı yok; zira herkesin bizzat kendisinin deneyimlemesi gerekiyor bu haleti. ben yine de anlatayım, az da olsa faydalı olacaktır.
tiyatro oyuncusu olan arkadaşlarınız ahmet ve mehmet’i düşünün. sahneye çıkıyorlar ve biri falanca ve filancanın oğlu kral rolüne, diğeri de dilenci rolüne bürünmüş olsun.
siz onlara baktığınızda önce kimi görürsünüz?
kral ve dilenciyi mi yoksa ahmet ve mehmet’i mi?
evet, siz öncelikle arkadaşlarınızı görürsünüz sonra büründükleri rolü değil mi? biraz da gülümseyerek büründükleri role intikal edersiniz. onları tanımayan veya daha önce hiç görmemiş olanlar ise tam tersi bir durum içinde olurlar. onlar yalnızca kral ve dilenciyi görürler. kendilerini oyuna kaptırırlar ve belki de oyuncuların asıl kimlikleri hiç akıllarına gelmez; gelse bile belirsiz kalır.
yaşadığımız dünyayı da bir tiyatro olarak düşünebiliriz. her birimizin eşi, dostu, milliyeti, soyu, ailesi, kimliği, işi, çevresi var. bunların hepsi sahnede büründüğümüz rolün gerekleri ve ayrıntılarıdır.
tamam; faraza meseleyi anladık diyelim. dünya bir tiyatrodur ve hepimiz sahnede rollerimizi oynuyoruz.
peki o rollerin ardındaki asıl hüviyet?
Hz. Ebubekir şöyle demiştir: “her neyi gördüysem mutlaka Allah’ı ondan önce gördüm.”
Hz. Ömer şöyle demiştir: “her neyi gördüysem mutlaka Allah’ı onunla beraber gördüm.”
Hz. Osman’dan da şöyle rivayet edilir: “her ne gördüysem mutlaka ondan sonra Allah’ı gördüm”
burada anlatılan manayı kavramak kolay değildir; ama bir kez çözersek tüm şekillerden azade olarak dinin anlamı bize apaçık görünecek ve din adı altında uydurulan ritüellerin de hakikati açığa çıkacaktır. inkar edenlerin halleri de çok komik gözükecektir. hani ilkokulda hoca “niye kendini unutmadın” diye paylardı ya bizi. bunlarınki de o hesap. adamlar kendilerini unutmuşlar.



