Allah’a sığınmak
Milletin Allah’a sığınmak deyince aklına gelen şey, hayalindeki süpermen irisi bir tanrıya sığınmak…
bunlar bâtıl düşüncelerdir. tanrı tapınmacı ilkel insan zihniyetidir. hemen hemen afrika yamyamlarının tanrı anlayışıdır bu. tek fark onlar tanrılarını taştan ağaçtan falan yontarken, bunlar hayalden imal ediyorlar.
Allah’a sığınmaktan kasıt, insanın kendindeki potansiyeli, kendindeki kuvveleri açığa çıkarmasından ibarettir. yani yöntemi usulü her neyse öğrenecek, disiplinli bir şekilde çalışacak ve kendindeki o potansiyeli açığa çıkartacaksın. işte bu Allah’a sığınmaktır. zira Allah esması ilahi isimlerin tamamını kapsar. tüm manalar Allah esmasında eriyik olarak mevcuttur. sen çalışarak o esmadaki eriyik manayı zahire çıkarmış, billurlaştırmış oldun.
mesela usulüne uygun çalışan bir vücut geliştirmeci, en iyi şekilde Allah’a sığınmış ve en iyi şekilde dua etmiş olur. usulüne uygun çalıştığı için de elbette duası icabet görür ve istediğini elde eder.
işte Allah’a sığınışın hakikati budur. ancak ilkel insan bu dediğimi asla kavrayamaz. o hayalindeki ilaha yalvarmayı falan anlar Allah’a sığınmak deyince. müslüman dahi aynı şekildedir. onun tek farkı hayalindeki tanrıya “Allah” etiketi yapıştırmasındadır.
şimdi işin bir de pratik yönüne gelelim: kendindeki kuvveleri açığa çıkarmak yöntem bilgisi gerektirir. yöntemi öğrenmek ise mutlaka bir ustaya başvurmayı zorunlu kılar. bu durumda Allah’a sığınmak, işin uygulama yönü itibariyle, bir ustaya başvurmak anlamına gelmektedir.
demek özün de özü buymuş: yani Allah’a sığınmak, ustaya sığınmakmış gerçekte.
şimdi ben ustaya sığınmak dedim ya! hoplar birileri yerinden… niçin? çünkü onlarda da ilkel tapınmacı zihniyet var; hemen olayı tapınma düzleminde algılama eğilimindeler….ustaya sığınmaktan kasıt, ona talebe olmak ve yöntem öğrenmektir…
şimdi bir burada anlatılanı, bir de klasik din algısını ve din adamı denilen tiplerin anlattıklarını kıyas edin…çok fark var değil mi?



