29 Kasım 2016 Adana Öğrenci Yurdu Yangını
Bugün de maraş’ta bir kuran kursunun yurdu yanmış.
bu yangınlar bana başka bir şeyler çağrıştırdı.
sanki kuran kupkuru bir ezbere dönüştürülerek ve ideolojik bir araç seviyesine indirgenerek incitiliyor ve bunu yapanlar kendi elleriyle kendilerini tehlikeye atıyorlar.
evet günümüzde tüm kesimlerin yaptığı, dini dünyevi amaçlar için kullanmaktan ibaret…başka türlüsünü bilmiyorlar, bilmek de istemiyorlar.
işin doğrusu ise bence bu:
din, kuran’dan öğrenilmez; din hadisten de öğrenilmez; din, dini bilenden öğrenilir. din kuru bilgi değildir, canlı canlı yaşanılan bir olgudur. bu devirde dini bilen biri var mı derseniz, bir şey diyemem. öyle biri olsaydı, din bu hâle düşer miydi hiç? evet, gerçek manada dini bilen ve pürüzsüz yansıtan bir ayna kalmamıştır; ancak kısmi ve cüzi, parça parça yansıtan bir kısım tasavvuf ehli bulabilirsiniz belki, arayışınız varsa eğer…
niçin din, canlı canlı öğrenilmek zorundadır biliyor musunuz?
çünkü her bilgi ancak belli bir çerçevede doğrudur. bağlamı tespit edilememiş bilgi, bilgi değildir, aynen cehildir. bu sebeple hem hadis, hem de ayet kendi başına bir hüküm değildir; ancak basiret ehlinin şuur süzgecinden geçip bağlamı belli olduktan sonra hükme dönüşebilir; aksi durumda o hadis veya ayet muallakta kalır. hüküm kaynağı olamazlar ama inkar da edilemezler.
ayet veya hadis, basiret ehlinin dilinden hükme getirildiği zaman, o hükümlerin kaydına da girmezler; çünkü Allah’ın kelamının sonu yoktur; Peygamberinin kelamı da, bu hakikatten hissedardır.



