Sanayileşme Süreci ve AltyapıEkonomiSavaşSiyasetTarih

Abd Destekli Kürt Devrimciliği

Türkiye gariban bir tarım ülkesi olarak soğuk savaş döneminde amerika’nın “maraba”sı idi. başlıca vazifesi ise bir sovyet saldırısı durumunda bol ve ucuz asker stoklarını cepheye sürmek ve efendisine zaman kazandırmaktı. askerler ölmüş, kalmış, telef olmuş elbette kimsenin umrunda değildi.

bu düzenin ilânihaye sürmesi için türkiye’nin sanayileşmesi istenmiyor ve hep yüzeysel aydınlanmacı kemalistlerin yönetiminde kalması arzu ediliyordu. natonun donattığı, eğittiği kemalist ordu ise iktidarın başlıca odağı idi. derin devlet dedikleri yarı mafyatik örgütlenme de aynı şekilde amerikancı düzenin muhaliflerini tasfiye etmek için kurulmuştu.

bu düzene ilk çomak sokan turgut özal oldu. özal hem islamcı kökeni, hem de çok yüksek iq’su sebebiyle kemalist doktrinasyondan kendini kuratarabilmiş açık kafalı biri idi. dünya bankasında çalıştığı yıllarda ise dünyadaki düzenin nasıl işlediğini gene keskin zekası sayesinde fark etmişti.

bu yüzden kim ne derse desin, kanaatimce turgut özal türkiye’deki büyük dönüşümü başlatan yıldız şahsiyettir. üstelik bu dönüşümü büyük ölçüde hem içteki hem de dıştaki düzen efendilerine fark ettirmeden yapabilmişti. bunlar daha sonra meseleyi anlayınca özal’ı affetmediler ve (büyük ihtimalle) ölümü onların elinden oldu.

ancak 1990’lardaki bütün gayretlere rağmen özal’ın türkiye’yi dünya piyasalarına entegre etme ve sanayileştirme projesi durdurulamadı. çünkü özal temelleri sağlam atmıştı.

neticede 2000’li yıllar itibariyle türkiye dünya konjonktürünün de uygun olmasıyla tarihi bir fırsat yakaladı ve iktisadi yapıda belli bir stabilite sağladı. artık türkiye giriş seviyesinden de olsa bir sanayi ülkesi idi. hem tarım toplumu hem de onun ilişkileri geride kalmıştı. sancılı bir süreçten sonra eski siyasi, askeri elitler temizlendi ve yeni bir düzen tesis edildi.

ancak batılı efendiler bir müddet sonra türkiye’ye eskisi gibi maraba muamelesi yapamadıklarını fark ettiler. türkiye artık direniyor hatta zaman zaman karşılık bile veriyordu. eskisi kadar batıya bağımlı değildi artık. kendi tankını, topunu, tüfeğini yapıyor ve bu konuda ciddi gayret ve hırs gösteriyordu.

yazık oldu bedava asker deposuna doğrusu. batı, efendisine hayran gözlerle bakan eski yanık kafalı kemalisti özlüyordu, ama iş işten geçmişti. artık ona yeni bir maraba lazımdı, onu da buldu. evet bildiniz kürtler.

kürtlerin de akıllanması nereden baksan bir asır sürer. o zamana kadar da batılı efendisine hizmette kusur etmez.

not: bağımsız bir kürt devleti türkiye’nin yaşadıklarını aynen tekrar etmek zorunda kalacak belki de onu bile beceremeyecektir. bir türkiye kürdü ile kuzey ırak kürdü arasında kanaatimce çağ farkı vardır. çünkü türkiye kürdü bir sanayi toplumunda yaşıyor ve bilinci ona göre şekilleniyorken, diğerinin kafa bir asır öncesinde kalmış.

isnetus 23.10.2014 18:25 ~ 18:46

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu