Akıl 5
“Bu büyüklerin* iktida* ettikleri kur’an ve hadistir; akıllarını da onlara tabi kılmışlardır. şayet onları idrak zaferine ererlerse ne âlâ… aksi halde, şer’i hükümleri kabul ederler. idrak edemeyişi dahi, anlayışlarındaki kusura yorarlar.
bunlar başkaları gibi akıllarının idrak edip kabul ettiğini kabul ve akıllarının idrakten aciz kaldığını da reddedenler değildir. hiç bilmezler mi ki, peygamberlerin gönderilmesi, ancak sübhan mevlâ’nın razı olduğu bazı matlupları* idrak etmekten yana akıllar kusurlu olduğu içindir. akıl da, her ne kadar hüccet* ise, lâkin kâmil manada hüccet değildir. asıl kâmil hüccet, peygamberlerin biseti* ile tamam olmuştur. onlara salât ve selâm olsun. bu manada, allahu teala, şöyle buyurdu:
“biz, bir peygamber gönderinceye kadar (hiç bir topluma) azab edecek değiliz.”(isra 15)”
(456. mektup’tan, mektubat-ı rabbani)



