
Putperestlik, madde ve tabiat seviyesi insan bilincinin zorunlu olarak ikamet ettiği bir mertebedir.
benimsenen dinden veya öğretiden bağımsızdır.
yani altbeyin bilinci madde ve tabiat seviyesinde bulunuyorsa, kişi hangi dinden veya öğretiden olduğunu iddia ederse etsin fark yoktur.
bu mertebenin en yalın halinde kişinin şekilciliğe saplandığını, bir takım materyallere değer atfettiği ve önünde saygı duyduğu görülür. ancak bu materyalleri tamamen ortadan kaldırabilseydik dahi durum yine değişmezdi. yani putperestliği yok etmiş olmazdık. bu sefer kişi putunu sanallaştırır, ona olan saygı ve teveccühüne kaldığı yerden devam ederdi(kişi kültüne ve materyalist fikirlere, ideolojilere yönelirdi).
bu bilinç ehline uyarıda bulunmak gereksizdir. zira günümüzde üstbeyin(korteks) çok gelişmiş durumdadır. size asla putperest olmadığını öyle bilgi dolu ve yaldızlı sözlerle ifade eder ki, ona diyecek sözünüz kalmaz. ancak tüm bu parlak sözler de onu altbeyin bilinci olarak putperestlikten kurtarmaya yetmez. bunun farkında bile değildir. özde tipik bir putperest olarak yaşamaya devam eder; isterse allame-i cihan olsun…
gerçek manada putperestlikten çıkış, ancak ve ancak ibrahimi bilincin altbeyinde oluşumuyla mümkündür. bu da yine müslümanların çokça yaptığı gibi, hz. ibrahim kıssaları okumakla, hz. ibrahim’e dair ilahiler söylemekle olacak iş değildir. bunun yöntemi elbette düzenli olarak ve aksatmadan devam edilen “lâ havle” zikridir.
altbeyinde tevhid bilincinin parlamaya başladığını rüyalardan ve çevrenizden takip edebilirsiniz. rüyada ismi ibrahim olan tanıdıklarınızı görürsünüz. tevhid manası güçlendikçe, günlük hayatınızda dahi ibrahim isimli şahıslarla karşılaşmaya başlarsınız.
kısacası ibrahim gelmeden, putlar gitmez. bu noktada çok bilgili olmanın imtiyazı yoktur. isterseniz ordinaryüs profesör olun, fark etmez. tevhid manası altbeyinde ortaya çıkmadıkça, putperest profesör olarak yaşamaya devam ederseniz.



