Rüya:
şehirlerarası bir otobüsteyim. otobüs simsiyah asfaltta adeta uçuyor. şoförün bu kadar sürat yapmasını, bu yolda defalarca gelip gittiği için yolu iyi tanımasına bağlıyorum. koltuğu rahat edebilmek için biraz ayarlıyorum.
meğerse arkamdaki koltukta üniversiteden bir hocam oturuyormuş. nasıl oluyorsa koltukları birbirine çeviriyoruz sohbet edebilmek için. biz karşılıklı oturunca etraftaki koltuklarda da tanıdık kimselerin olduğunu fark ediyorum.
hocam, “bize bayramı anlat, bayram nedir?” diyor.
ben anlatmaya başlayınca ortam değişiyor. artık bir odadayız. anlatıyorum: “ramazanın ilk on gününde birinci darbe gelir… ikinci on gününde ise ikinci darbe…ve nihayet son on günde üçüncü darbe gelir. karanlıklar yarılır ve hakikat kendini gösterir…”
bunu der demez bir anda kapanıp ağlamaya başlıyorum. hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. uyanıyorum…uyandığımda gözlerim yaşlıydı gerçekten…
not: rüyada tamamlamak nasip olmadığı için gerisini de burada günlük bilincimiz ile yazalım…işte meşhur kadir gecesi de odur. yani kişinin hakikat ile yüzleştiği gecedir. yine ramazan bitince yapılan bayramın da sebebi budur. hakikate ulaşan kişi bayram yapmasın da kimler yapsın? ritüel olan bayram ve kadir gecesi ise suret/kabuk ehlinin nasibidir.
“saat yaklaştı. ay yarıldı” (kamer 1)



