
Ben Öldükten Sonra Dünyanın Devam Etmesi 1
İnsanoğlunun en büyük yanılgılarından biridir.
ben öldükten sonra dünya devam falan etmez.
benim ölümümle birlikte dünyanın hatta kainatın sonu gelir.
ilk başta absürd gibi gözükse de durum bu.
ilk insanla son insan arasındaki zaman aralığı kulvar farkından kaynaklanır. hani şu atletlerin koştuğu yuvarlak parkuru düşünün. en içteki kulvar dıştakine göre daha kısa olduğu için mecburen atlet koşuya daha geriden başlar ki, eşitlik sağlansın. ama finiş çizgisine yaklaştıkça rölatif sıralanışın etkisi yok olmaya başlar.
aynı şey bizim hayatlarımız için de geçerlidir. ölüm finiş çizgisidir ve tam ölüm anında zaman kavramı da ortadan kalkar ve biz ölürken bizimle beraber tüm insanlık da ölür ve de kainatın geri kalan ömrü de tüketilir.
berzah alemine yani kabre intikal ettiğimizde, artık kainat da dahil her şey bitmiştir. “ama bizi gömenler hâlâ yaşıyor” falan diyeceksiniz. hayır o sadece rölatif zamanın dış yüze ait bir cilvesi. tam finiş çizgisinde yani ölüm anında tüm zamanlar eşitlenir. rölatif zaman farkları kalkar. eski devirlerde olsaydık bunu ne anlamak, ne de anlatmak mümkündü. ama artık uzay-zaman anomalileri filmlerde bile işleniyor.
kabir aleminde ise çok kısa kalacağız. oradaki hayatımız şu anki zaman birimimize göre milyonlarca yıl olarak ölçülebilir ama kabirdeki “biz” hepi topu bütün süreci bir kaç saat olarak algılayacağız.
sonra mahşer meydanına sevk edileceğiz.
ruh hangi alemle irtibat kurarsa o alemin ortamından kendine bir avatar beden devşirir. dünyada maddeden bir beden, berzahta seyyal bir beden, mahşerde o ortamın cinsinden bir beden ve nihayet cennet veya cehennem ortamlarına uygun bir beden.



