
Büyü Yaptırmayan Kız Kalmaması
“Kâhinlerin ve müneccimlerin sözlerine itibar etmek yerinde değildir. bunlara gaybe dair işler sorulmamalı ve gaybe dair işlerde onların bilgili olacaklarına itikat etmemelidir.
bu hususta dahi, çokça yasak emri gelmiştir.
sihir istimalinden dahi, sakınmak gerek. ister yapmak, isterse yaptırmak için olsun. zira, böyle bir şey, kesin olarak haramdır. bunun küfürde sağlam bir basamağı vardır. hiçbir günah yoktur ki; sihir istimalinden daha ziyade küfre yaklaştırsın. bundan çok sakınmak gerekir ki, onun inceliklerinden hiçbiri sudur etmeye…
bir rivayette şöyle geldi:
“müslüman, müslüman olarak kaldıkça, kendisinden büyü sâdır olmaz.”
allah, bizleri korusun; kişiden iman zail olduğu takdirde kendisinden sihir sâdır olabilir.
sihir ve imandan her biri, birbirinin nakzedicisi(antisi) gibidir. yani sihir vâki olunca, iman kalmaz”(mektûbat-ı rabbani, 453. mektup)
görüldüğü üzere, büyü yapan da yaptıran da iman dairesinden artık ayrılmıştır. astrologlara inanan ve onlara danışan, tarot, reiki, yoga, meditasyon gibi şeylere itibar edenler dahi aynı yolun yolcusudur. onlar da iman dairesinden çıkma yolunda emin adımlar atmaktadır.
her zaman olduğu gibi bilimperestler de hemen müdahil olup, meseleyi topyekün inkarla bir çırpıda çözüvermişler.
neymiş?
el alem aya yıldıza giderken, bizim insanlarımız hurafelerde takılı kalmışmış. bizim bu bilimperestler o çok özendikleri batılı beyaz efendilerinin ne acaip ayinler, ne şeytani ritüeller yaptıklarını bir bilselerdi, tüm hayatları gözlerinin önünden film şeridi gibi geçerdi herhalde.
bugün batının yönetici elitinin tamamı gırtlağına kadar söz konusu şeytani ritüellere batmış durumdadır. aklınızın hayalinizin almayacağı spiritüel uygulamalar yapmaktadır hepsi. mesela emmanuel macron dahi spiritüel çevrelerce seçilmiş ve göreve getirilmiş bir şahıstır. hatta karısı bile kendi seçimi değil, o çevrelerin macron için uygun gördüğü eştir.
keşke bizim saftirik bilimperestler dünyanın spiritüalistlerce yönetilmekte olduğunu bilseler ve daldıkları hülyalardan uyanabilselerdi.
neticede deccaliyet asrında yaşıyoruz. haliyle irili ufaklı sayısız deccali ayin, toplumun her noktasına nüfuz etmiş durumdadır.



