Türkiye’de devlet vatandaşının üstüne çökmüş, kanını iliğini kurutan bir parazitik yapıdır.
bu parazitik yapının kurucusu kemalistler idi. akp bu yapıya dokunmadı veya dokunamadı; aynen sistemi sürdürdü. kadroları kendi mensupları ile doldurmakla yetindi. şu anda kamu, bir kişinin işini üç kişinin yaptığı devasa bir kamburdur milletin sırtında.
gerçekten vatansever ve güçlü bir iktidar gelse, devleti küçültüp, hem kurum hem de personel olarak kamunun üçte ikisini tasfiye edebilir ve vatandaşına çok daha iyi hizmet sunabilir. üstelik astronomik vergi yükü altında ezilmekten de kurtarabilir.
görünen o ki, seçimle iktidara gelen hiçbir parti bu yapıyı tasfiye edemeyecek. zira partilerin zaten başlıca amacı ganimete konmaktır. kamudaki kadrolar partilerin mensupları için geçimliktir. partiler iktidara gelebilmek için desteğini aldığı insanları ödüllendirmek zorunda; ganimetten pay vermek zorunda.
tüm bunların finansmanı da gerekirse vatandaşın çayına, çorbasına, patatesine, soğanına kadar vergi koyarak yapılacak. zaten öyle de yapıyorlar.
bize ebu zer gıffari şuuru lazım:
“gece aç yatıp da kılıcına davranmayanın aklına şaşarım”



