
Ego, insana dört yönden musallat olur.
soldan gelmesi günahlara, haramlara düşürmek yoluyladır.
sağdan gelmesi namaz, niyaz, oruç ve sair müslüman amelleri ve işleriyledir.
arkadan gelmesi sürekli geçmişin acılarını gündeme getirmesidir. zira ego ancak acılarla var olabilir.
önden gelmesi ise sürekli bir gelecek kaygısı oluşturmasıdır kişide. nostalji ve ütopya duygularının da egonun ön ve arka cenahlardan gelmesi ile doğrudan alakası vardır. kişi tevekkül sahibi olur ve anda yaşamayı öğrenirse egonun ön ve arka cenahlardan musallat olma imkanı kalmaz. sol yandan gelmesi de bir şekilde önlenirse geriye tek bir yön kalır ki, ondan kurtulmak her babayiğidin harcı değildir.
ego şöyle düşünür, “padişah ben olduktan sonra müslüman olmak benim için sıkıntı değildir”. ancak problem şudur ki, ego bizatihi hakkın düşmanıdır. onun varlığı bile direkt küfürdür.
böylece ego kişiyi sağ yandan vurur ve kraldan fazla kralcı olarak müslüman olmayı tercih eder; daha doğrusu müslüman görünmeyi daha kârlı bulduğu için öyle yapar. ancak dikkat ediniz biz burada o kişinin münafık olduğunu söylemiyoruz. bâtıni bir manadır bu. bildiğimiz anlamda münafıklık başka bir şeydir.
o kimse artık namaz kılar, oruç tutar, kuran okur vb. islami amelleri gücü yettiğince yapar. kendi gibilerden de çevre oluşturur veya onlara dahil olur. zaten bu çevre oluşturma ve aidiyet sağlayıcı kimlik onun en büyük gayelerindendir. belli bir kimlik altında bir araya gelip bir dayanışma grubu oluşturmak ego için olmazsa olmazlardandır. zira o kendini var bildiği ve kendinde güç vehmettiği için şu kocaman vahşi dünyada yalnızdır, emniyet hissinden yoksundur. kendinde güç gören, daha güçlüleri görünce korkacaktır elbet. işte bu korkusunu, güvenlik ihtiyacını bir gruba dahil olmakla teskin eder. büyük ihtimalle geçimini de bu çevresine borçludur.
daha ne olsun?
geçimi o çevre sayesinde, güvenliği o çevre sayesinde, sosyalleşme ihtiyacı o çevre sayesinde…bu gruplaşmanın esasen haşimoğulları, ümeyyeoğulları asabiyesinden farkı yoktur. kabile, egonun kitleselleşmiş halidir. öznemiz böyle yaşayıp gider…tüm amellerinin ego kaydında olduğundan habersiz…
son olarak da şu var: aidiyet ve kimlik için gruplaşma biz duygusunu oluşturur ama aynı zamanda öteki duygusunu da oluşturur. öteki demek çatışma, düşmanlık demektir. elbette ego o sırf öteki diye düşmanlık yapacak kadar enayi değildir. öteki kafirdir, zındıktır, bozuk görüşlüdür vs…kuzu postu giymiş kurdumuz dişlerini ve kızıl gözlerini gösterir hemen. egonun en büyük göstergesi budur işte. kan, kavga, düşmanlık, sapkınlık suçlaması, öfke, nefret vs…
hadi şimdi kâfire, sapkına düşman olmakla ilgili ayetleri, hadisleri, çeşitli islam alimlerinin görüşlerini getir…sahabe kıssası da olur…



