
Başına gelenlerin büyük çoğunluğu şimdiye kadar yaptığın duaların sonucudur.
kalbindeki niyet bir duadır;
insanlara, hayvanlara, tüm mahlukata karşı nasıl bir duruşun ve niyetin vardı? en önemlisi kendin ve kendi hayatın için nasıl niyetler içinde idin?
niyet düzeltmek işin başıdır,
mesela, yemeği iki türlü yiyebilirsin. açlığını gidermek için veya ondan alacağın enerji ve sağlıkla varoluş hikmetin(marifetullah tahsili) yolunda güç bulabilmek için,
Maişetin için çalışabilirsin veya niyetini düzeltip, kendine ve ailene helal lokma yedirebilmek için….bu böyle gider…
sözlerin bir duadır;
ağızdan çıkan söz sana bir sorumluluk yükler ve mutlaka sana bir geri dönüşü vardır. yalan dolan, üçkağıt, dedikodu, küfürlü ve de malayani sözler sana olumsuzluklar olarak geri dönecektir.
ve nihayet her fiilin bir duadır;
en güçlü dua türü fiili olandır. bütün fiillerin en sonunda dönüp dolaşıp seni tekrar bulacaktır, bir bumerang gibi.
mevlana bu minvalde, “kainat bir dağdır, sen ona nasıl seslenirsen sana aynı şekilde karşılık verir, aks-i seda eder” der.
allah, “mucibed deavat”tır yani bütün dualara icabet eder.
evet, “ne ekersen onu biçersin” ve “kim ne eder, kendine eder”



