
İnsanın Hayatını Sessizce Mahveden Şeyler
Tüm hayırların başı yüksek altbeyin(kalp) bilinci, tüm şerlerin kaynağı ise düşük altbeyin bilincidir.
bugün bir arkadaşım mesaj attı. iş yerinde bir çıkar grubu veya bir çete mevcutmuş ve bunlar devamlı arkadaşımla uğraşıyorlarmış. zira kendilerinden olmayanı kendilerine düşman biliyorlarmış. arkadaşımı kötü ve yetersiz göstermek için hiçbir ahlaki kaygı ve sınır tanımadan ellerinden gelen küçük büyük her türlü saldırıyı yapmaktan çekinmiyorlarmış.
arkadaşım çaresizce bana dert yanınca, ben de ister istemez işin özüne değinmek zorunda kaldım:
dışarıda bir şey yok. nasıl ki rüyalarımız sadece hayali suretlerden başka bir şey değilse ve yalnızca altbeynimiz veya kalbimizdeki manaların açığa çıkışından ibaretse, dünya hayatımız da öyledir; çünkü dünya hayatı dahi yalnızca bir tür rüyadan ibarettir.
öncelikle her şey kendi içimizde, kendi altbeynimizde(kalbimizde) cereyan ediyor ve olup bitiyor. ancak ondan sonra bu kademeli olarak dış dünyaya yansıyor ve somut gerçekler olarak bize görünüyor.
o halde her şeyden önce yapmamız gereken, iç dünyamızın ıslahıdır. iç dünyasındaki negatif güçleri(enerjileri) yok etmeyi başaran kimsenin, elbette dış dünyada karşısına çıkan negatif güçleri dahi kendiliğinden darmadağın olacaktır.
peki içimizdeki negatif güçleri nasıl yok edeceğiz?
dış dünyada olumsuzlukla karşılaştığımızda, hemen o anda istiğfar edeceğiz. yani 3, 7, 21, 25 veya 33 defa “estağfirullâh” çekeceğiz ve “allah’ım senin sistemin gereği kendi olumsuzluklarım dış dünyaya kadar çıkacak güç buldu. senden af ve afiyet dilerim. beni ve benim gibi zor durumda olan kullarını affeyle, tüm negatifliklerimi lütfu kereminden izale eyle” diye dua edeceğiz.
bu kısa vadeli ve taktik bir çözüm idi. uzun vadeli ve stratejik çalışma ise güzel bir abdest aldıktan sonra düzenli olarak yapılan zikir, tesbihat, kuran okuma ve namaz gibi pozitif enerji ve nur üretim faaliyetleridir. kara kara düşünmek, sürekli ona buna şikayet edip dert yanmak, hasımla kavgaya girişmek, onlara karşı saldırılarda bulunmak tamamen boş iştir. bunların her şeyi daha beter hale getirmekten başka sonucu olmaz.
peki çözümü niçin bir takım uygulamalarda arıyoruz?
çünkü problemin kaynağı son tahlilde enerjiler seviyesindedir. biz de problemi kaynağında çözmek için peygamberlerden öğrendiğimiz pozitif enerji ve nur üretim tekniklerine başvuruyoruz. bu noktada bilginin herhangi bir işlevinin olmadığını bilmemiz gerekir. her türlü problemin çözümü kesinlikle ve kesinlikle uygulamaya bağlıdır.



