
Alaaddin sihirli lambayı elde edebilmek için bir mağaraya girmişti ve öncesinde şöyle talimat almıştı “sakın mağaradaki mücevherlere, elmaslara vs. dokunma, sadece eski lambayı al”
evet, dünya işte o mağaradır, dünyanın bütün güzellikleri ise el sürülmesi yasak olan mücevherlerdir. eğer sihirli lambayı istersen, sakın dünyanın güzelliklerine meyletme. dünya ve içindekiler fanidirler, güzellikleri arızîdir, eğretidir. kısa süre sonra bozulurlar. sen, Hz. İbrahim gibi. “ben batanları sevmem” de.
böylece o sihirli lambayı elde edebilirsin.
“Allah göklerin ve yerin nurudur. o’nun nurunun örneği içinde çerağ bulunan bir kandil yuvası gibidir. çerağ bir cam içindedir. cam sanki inci gibi bir yıldızdır. o, doğuya da batıya da ait olmayan mübarek bir zeytin ağacından yakılır. onun yağı neredeyse kendine ateş dokunmasa bile ışık verir. (bu) nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna iletir. Allah insanlar için örnekler vermektedir. Allah her şeyi bilendir.”(nur 35)



