21. Yüzyıl İslam AnlayışıAkıl- ÜstbeyinAnlayışta Yenilikİman ve İnkarKuran, Kainat ve İnsan

Dünya Görüşü 1

Benim hayatımı adadığım gaye işte budur; 21. asra uygun İslami bir dünya görüşü damıtabilmektir.

kanaatimce hem ferdin, hem de bir milletin en büyük hazinesi, emsallerinden üstün, maddeyi ve manayı kuşatmış bir dünya görüşüne sahip olmaktır.

dünya görüşü bize bir bakış açısı, bir perspektif sunar. insan olarak kainata baktığımızda, geçmişe ve geleceğe nazar ettiğimizde, yaşayışımızı, hayat tarzımızı belirlerken bize bir çerçeve verir. onunla görür, onunla duyar, onunla değerlendiririz. her şey onunla anlam kazanır. hatta din bile, kuran bile.

gerçekte kainat bir ihtimaller yığını, olasılıklar bütünü, anlamlar çorbasıdır; onda yok yoktur. biz sahip olduğumuz değerlere göre seçici geçirgen bir yapıyız. bize ulaşan verilerin çoğunu göz ardı edip, sadece cüzi kısmını değerlendirmeye alırız ve kainat gözümüz önünde ona göre böyle şekillenir. eğer akordumuzu değiştirebilseydik gördüğümüz kainat şimdikinden çok farklı olurdu.

kainat, biz ona hangi soruları yöneltirsek bize o soruların cevabını veriyor. sormadığımız sorulara ise suskun kalıyor. sorabilseydik, onların da cevabını verirdi şüphesiz. boşuna dememişler, “soru ilmin yarısıdır” diye. Mevlana’nın deyimiyle de kainat bir dağdır, sen ona nasıl seslenirsen sana öyle cevap verir. bir aksi seda(yankı) halinde senin sesini sana iade eder.

bu sebeple hayatımız da, dünyamız da, bizim iç alemimizin bir projeksiyonundan ibarettir. normalde bunu doğrudan söylediğimizde insanlara garip veya imkansız gelebilir. öyle ya; gariban bir beşerin koskoca kainatın işleyişini belirlemesi nasıl mümkün olabilir? ama kainat tüm anlamları içeren olasılıklar denizidir; biz seçici bir gözle kendimize göre neye bakıp neye bakmayacağımıza karar veriyor ve böylece kendi kainatımızı inşa etmiş oluyoruz.

işte dünya görüşü dediğimiz kurgu, fert veya topluma sunulmuş birer gözlüktür. ortak dünya görüşüne sahip olanların gözlükleri, dolayısıyla da gördükleri aynıdır.

ve her şeyden önemlisi “dünya görüşü” bir bestedir ki, ruhun ilhamıyla vücud bulmuş ve onun marifet ışığıyla bir ahenk olarak kalbe inmiş lakin akılca bestelenmiş, notaya dökülmüştür.

o yönden bakarsak; akli bir kurgu olmak hasebiyle dünya görüşü aynı zamanda bizi sınırlamaktadır. bize belirli ilimler ve imkanlar sunarken, sonsuz imkanlardan da perdelemektedir. çünkü oluşun sınırı yoktur. sonsuz bir hazine ile karşı karşıyayız ama ondan alabildiğimiz yalnızca çuvalımız(dünya görüşümüz) kadar.

hatırlarsanız küfür örtmek, kafir de örten demekti.

nasıl ama?

her akli kurgu aynı zamanda bizi sonsuzdan perdeliyor, sonsuzun üstünü örtüyor. sadece ilim diye, gerçekte aslı sırf cehalet olan bir kaç kırıntı ile bizi avutarak, kandırarak. 

ancak bu zorunludur çünkü sınırın olmadığı yerde sınırsızlık da anlaşılamaz; idrak edilemez hatta gündeme bile gelemez. demek sonsuza ulaşmanın yolu, sonluluk, sınırlılık içinden yükselmek, onu delip geçmekmiş.

zaten akıl bağ demektir. eskiden bedevi araplar kamp yaptıklarında develerinin ön ayaklarını kısa bir iple bağlarlarmış. böylece deve otlamak için hareket edebilir ama fazla açılıp uzaklaşamazmış. işte bu bağa “akıl” denirmiş. ne kadar manidar değil mi?

paradokslar içinde kaldık.. bir taraftan işe yarar bir dünya görüşü üretmek durumundayız ki, dünyevi hayatımızı sürdürebilelim ve kurda kuşa (rakip karanlık dünya görüşlerine) yem olmayalım; diğer yandan o kurgunun mahpusu olmamak için gereken tedbirleri alalım. 

en azından yüksek istidatlılar kendilerini o zihinsel kafesten kurtarabilsinler, hürriyeti tecrübe etsinler, enginlere açılabilsinler; şekli, taklidi değil de, gerçek imanı tadabilsinler. 

sonsuzluk kervanı

sonsuzluk kervanı,’peşinizde ben,
üç ayakla seken topal köpeğim! ‘
bastığınız yeri taş taş öpeyim.
bir kırıntı yeter kereminizden!
sonsuzluk kervanı, peşinizde ben…

gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller…
ufuk, önlerinde bayrak kulesi.
bu gidenler, altın kol silsilesi;
ölçüden, ahenkten daha güzeller.
gidiyor, gidiyor, nurdan heykeller…

sonsuzluk kervanı, istemem azat!
köleniz olmakmış gerçek hürriyet.
ölmezi bulmaksa biricik niyet;
bastığınız yerde ebedi hasat.
sonsuzluk kervanı, istemem azat.

(nfk)

isnetus 07.01.2016 23:07 ~ 23:10

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu