Kadından kendisinde olmayanı isteriz;
hasret yerinde kalır ve biz çekip gideriz…
(nfk-1983)
erkek de, kadın da, hakkı görürse veya görür gibi olursa aşık olur; yanıldığını anladığı anda ise çekip gider. üstü ne kadar küllenirse küllensin, o hasret ve arayış hep içten içe sızlar, yakar durur.
duymadınız mı?
Allah insanı kendi suretinde yaratmıştır. işte aşkın sebebi bu hakkani surettir. aşkın saman alevi gibi geçip gitmesinin sebebi de, kişinin iç alemine hakkın suretini giydirememesidir. zira her ne kadar dış görünüşümüzü belirlemek elimizde değilse de, iç alemimizi, dolayısıyla da ahlakımızı belirlemek bizim elimizdedir.
sizin dış görünüşünüzde hakkı görüp aşık olan kişi, daha sonra içinizdeki şeytanı görüp sizden nefretle uzaklaşacaktır.
iç alemine de hakkı yansıtmayı başarmış olan kimselere duyulan aşk ise ebedidir, hiç bitmez; üstelik dış görünüş itibara alınmaksızın.
peki öyle biri nasıl olunur?
zor iş; ama mesnevi okumaya başlayarak ilk adımı atabilirsiniz.
not: işbu makale’de cinsellik değil, başlığa uygun olarak “aşk” konusu ele alınmıştır. aşk da ok yönü yukarıyı gösterirken, cinsellikte aşağıyı gösterir. yani spritüel enerji yükselip titreşimini artırırken kişide aşk hali ortaya çıkar. aynı enerjinin frekansı düşüyorsa cinsellik zuhur eder.
(bkz: kadınların aradığı şey/#54412500)



