ŞeytanAskerlikEgo Tavrı

Eşitlik

Bir taraftan hepimiz eşitlik isteriz, diğer yandan da gerçekler ile karşı karşıya kalınca eşitliğin söz konusu olamayacağını bal gibi de anlarız.

ben üç aylık toy bir askerken, ömrünü o işe adamış biriyle nasıl eşit olabilirim?

ben ilk yardım bilgisinden bile mahrumken, tecrübeli bir hekim ile eşitliğim nasıl söz konusu olabilir?

bu kıyasları istediğiniz kadar uzatın…

şimdi askerlik misalinden başlayarak meselemizi irdeleyelim:

makamına oturan bir komutan, onu egosuyla sahipleniyor ve askerlere adeta ilahmışçasına davranıyor. askerler de bir müddet sonra onu adeta tanrı gibi görmeye başlıyorlar. ancak dikkat edin, bu tip komutanlar emekli olup halkın arasına karışınca sudan çıkmış balığa dönüyorlar; çünkü makam gitti, ilahlık da bitti…sıradan insan olmak çok ağır geliyor artık onlara…

makamını egosuyla sahiplenmeyecek olgunlukta komutanlar var mıdır bilmiyorum. varsa eğer, onlar makama oturduğunda onun geçici bir görev olduğunu hissederler ve görev dışında gayet sıradan bir insan olmayı rahatlıkla kabullenebilirler. sıradan insan olmak onları incitmez. tsk’nın kendini halktan soyutlayıp marketlerine, bankalarına varıncaya dek ayırmasını, devlet içinde devlet olmaya çalışmasının hikmetini işte burada arayın. halkın arasına karıştıklarında sıradan bir insan oluyorlar ve bu onların egosunu çok yaralıyor. o yüzden kendi kabuklarına çekilmek ve kendi dünyalarında tanrıcılık oynamaya devam etmek istiyorlar.

peki ya hekimler?

evet onlar da tıpkı askerler gibi tanrıcılık rolüne soyunuyorlar. sahip oldukları tıp bilgisini egolarıyla sahipleniyorlar çünkü. ancak onlar halkla direkt karşı karşıya oldukları için, cezaları çabuk geliyor. hekimlere yapılan saldırıların, şiddet olaylarının arkasında hekimlerin tanrılık iddiası yatıyor. sen halka ilahlık intibaı verir ama ilahlığın gereğini yerine getiremeyip şifa vermekten aciz kalırsan, elbette şiddet içeren tepkilere maruz kalırsın. halkın aciz ilahlara tahammülü yoktur.

bu iki misalle anlatmaya çalıştığım şey şu: insanın insana üstünlük taslaması, tıpkı iblisin “ben ondan hayırlıyım” demesi gibidir ve bu iddianın arkasında gizli bir ego hiyerarşisi bulunur. işte eşitliği bu noktada aramalıyız. hiçbir ego diğerinden üstün değildir. zira hepimiz beyaz efendinin zenci köleleriyiz. son tahlilde hepimiz kapkara zenci köleyiz*. zenciler arasındaki bilgi, yetenek, beceri, tecrübe farkı ana tasnifi bozamaz ve onlar ancak yerinde cüzi bir değer ifade ederler.

isnetus 01.04.2021 08:07 ~ 08:10

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu