Fuhuş, taşkınlık, aşırı davranış anlamına geliyor.
bu konu için yakından birebir bir gözlem imkanım olmadı. ancak benim edindiğim izlenime göre fuhşa dahil olan kızların önemli bir kısmının nedeni, uzaktan uzağa şahit oldukları parlak debdebeli hayata ulaşma isteğidir. o debdebeye kolay yoldan ancak bu şekilde ulaşabileceklerini düşünüyorlar.
pahalı elbiseler, lüks restoranlar, şampanya, dans, eğlence vs…
halbuki bunların hepsi emmare bilincin vehimlerinden ibarettir. emmare bilinç dünyaya aşıktır ve dünyanın güzellikleri ile vecde gelir. cenneti madde planında yaşayabileceğini zanneder. gerçekte ise dünyanın dışı parlak simle işlenmiştir belki, ama içi safi necasettir.
film yıldızları, zenginler, ünlüler, politikacılar vs.’den oluşan elit kesim…bunların sıradan halka göre apayrı bir hayatları var…sıradan halk ise basit, ilkel, sönük bir dünyada yaşıyor…dizilerden, filmlerden, medyadan halkın zihnine sürekli bu yönde telkinlerde bulunuluyor; bir tür büyü yapılıyor. bu büyülü dünya vehminin kore’ye kaçıp orada sürreal aşklar yaşayacağına inanan kızlarınkinden pek de farkı yok aslında.
insanoğlu…içten içe öteleri özlüyor…içten içe hissediyor büyülü dünyaların var olduğunu bir yerlerde…ancak bu hissi madde dünyasında tatmin etmeye kalkmak, daima hüsranla sonuçlanıyor.
amak-ı hayal’de raci’nin güzeller güzeli peri kızı diye öptüğü afet, öper öpmez korkunç bir cadıya dönüşüyordu. işte bu misal, dünyadaki tüm güzelliklerin tek cümlelik özetidir. o güzellikler sadece peşinden koştuğumuz müddetçe güzeldir. ele geçtiklerinde büyü bozulur ve puf diye sönerler. geriye korkunç bir çirkinlik kalır.
içten içe hissettiği o büyülü dünyaya ulaşmayı kimileri büyük bir kahraman olmakta ve dünyayı fethetmekte görmüştür. hitler, cengiz han vb. böyledir.
kimileri devrimci olmakta görür. lenin, mao, che guevera, enver paşa vb. böyledir.(ismet inönü chp kurultayında ecevit’i dinleyince teşhisi yapıştırmıştır: “bu enver’dir”). evet… bülent ecevit dahi elini korkak alıştırmış bir enver idi.
kimileri sanatçı, şair, ressam, romancı olmakta görür. en az zararlı olanlar bunlardır; ama yine de insanları boş hayallere saldıkları için bir ölçüde zararlıdırlar.
kimileri şarkıcı, film yıldızı vb. olmakta görür. ancak onlar da amaçlarına ulaştıklarında ellerine bir şey geçmediğini görürler ve genelde uyuşturucu bataklığına düşerler.
kimileri de fuhuş bataklığına düşer…
hepsi fuhuş bataklığına düşmüş oluyor gerçekte; çünkü fuhuş genel anlamıyla haddi aşmak demek.
dikkat ederseniz, içimizdeki o ötelerin özlemi yanlış mecralara dökülünce ne felaketlere yol açıyor…o hissi tam olması gerektiği gibi kullanmak lazım. yoksa en büyük şeytanımız olur da, bizi her türden bataklığa çeker götürür.



