Mesnevi Kıssaları

Gelecek Kaygısı Taşımadan Başarılı Olan İnsan

Dünyada yemyeşil bir ada vardı; orada da yalnız başına obur bir öküz yaşardı. akşama kadar bütün ovada otlar, doyar; semirip şişerdi. gece olunca “yarın ne yiyeceğim” diye düşünceye dalar, bu düşünce onu dertlendirirdi… sabah olunca görürdü ki ova yine yeşermiş, yeşillik, çayır, çimen, tabela kadar büyürdü.

öküz, öküz açlığına tutulmuştu; akşama kadar tekrar bütün ovada baştanbaşa otlar, bitirirdi. derken, akşam oldu mu tekrar açlık korkusuna düşer; bu korkuyla titremeye başlar, yine korkusundan zayıflardı.

“yarın yayım zamanı ne yiyeceğim, ne edeceğim?” diye düşünür dururdu. yıllardır, o öküz bu haldeydi işte. “bunca yıldır bu yeşilliği otlar, bu çimenlikte yayılırım. hiçbir gün rızkım azalmadı. bu korku nedir, bu gönlümü yakıp yandıran gam nedir?” diye düşünmezdi bile.

işte nefis, o “öküz”dür, yeşil ova da “dünya”. nefis ekmek korkusu ile daima zayıflar durur. sen nasıl rızka düşkün bir âşıksan, rızık da sahibine öyle düşkün bir âşıktır.

dilesen de dilemesen de rızkın, senin aşkınla koşa koşa gelir, sana ulaşır.

(mesnevi’den)

not: bu hakikati ilk defa yakîn halinde hissedişimin enteresan bir hikayesi vardır. öğrencilik hayatımın bir döneminde oldukça çulsuzdum. o sıkıntı içinde abdülkadir geylani hazretlerinin “fethur rabbani- rabbani açılımlar” adlı eserinden bir tefe’ül yaptım.

tefe’ül, kendine cevap olacağını niyet ederek kitabı rasgele açmak demek…evet kitabı rasgele açtım ve şöyle bir kısımla karşılaştım “merak etme dört duvar arasında olsan bile rızkın gelir seni bulur”

tabii o zaman fazla bir şey anlamadım. gel zaman git zaman bir protesto yürüyüşünde polis tarafından yakalandım ve nezarete tıkıldım. nezaret dediğim yer 3-4 metrekarelik bir yer. neredeyse mezar kadar ve sadece ufacık bir penceresi var. çoğu zaman psikolojik baskı olsun diye onu da kapatıyorlar. 

öyle bir hücrede, zaman geçmek bilmiyor. insan zannediyor ki 5-6 saat geçmiştir ama meğerse henüz daha bir saat geçmiş. öyle lanet bir yer…

işte orada minik pencere açılıp polisin eli içeriye uzandı ve bana ekmek arası peynir uzattı. ilk aklıma gelen şu cümleler oldu “merak etme dört duvar arasında bile olsan rızkın gelir seni bulur…

isnetus 11.01.2014 00:12 ~ 00:34

İsnet.us

Bir ekşi sözlük yazarı olan “isnetus”, ağırlıklı olarak tasavvuf, tarih, siyaset bilimi alanlarına ilgi duyar. Ekşi sözlük ve bu blog haricinde başka bir yerde yazmamaktadır; instagram ve facebook hesabı da yoktur. Bununla birlikte Ekşi'de paylaştığı bazı yazılarını https://isnetus.wordpress.com/ adlı sitesinde paylaşarak takipçilerinin yorum ve ilgili konu hakkındaki değerlendirmelerini paylaşabildiği ve farklı açılardaki tefekkürlerini sunup fikir alışverişinde bulunabildikleri bir blogu da mevcuttur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu