Günah, bir tür karanlık enerjidir. nur ise bunun tam tersi aydınlık ve pozitif bir enerjidir. karanlık enerjinin üretimine yol açan fiiller peygamberler tarafından bize bildirilmiştir.
söz konusu fiillerin işlenmesi halinde son derece negatif olan bu karanlık enerji üretilir ve etrafımızı kuşatır. bu enerjinin gücüne göre her türden olumsuzluklarla karşılaşmaya başlarız; çünkü her enerji kendine uygun olaylar serisini tetikler ve oluşturur.
sadece bununla kalsa yine iyi; zira karanlık enerji ile beslenen bir takım spritüel varlıklar da vardır ki, bunlar balıkların yeme üşüştüğü gibi ilgilisinin başına üşüşürler. bu spritüel varlıkların da rızkı budur. rızık kaynaklarını kaybetmemek için artık sürekli o kişiyi müptela olduğu günaha yönlendirirler; akabinde de kendilerine güzel bir ziyafet çekerler. bu kısır döngüyü kırmak normalde pek mümkün değildir. bu noktada peygamber bize istiğfarı tavsiye etmiştir. yani günahın peşinden en azından 100 defa estağfirullah dersek karanlık enerjiden bir ölçüde kurtulmamız mümkündür.
nurani enerji için de hemen hemen benzer olaylar söz konusudur. bir farkla ki, nurani enerji tükenebilen bir şey değildir. bilakis geometrik artış trendine sahiptir. o yüzden mesela bir tek fatiha suresini okusak ve ondan hasıl olan aydınlık enerjiyi bir milyon insanın ruhuna göndersek, hepsine tam bir fatiha suresi düşer ve o enerjiyi paylaşma gibi bir durum olmaz. diğer yandan, aydınlık enerji ile beslenen spritüel varlıklar, insanları o nurani enerjinin kaynağı olan güzel fiillere teşvik ederler. insanlara olumlu duygular ilka ederler. bu da sürur, huzur, mutluluk gibi hislere yol açar.



