Tanrı Ya Güçsüz Ya Kötü Ya da Yok
Allah bilinmek ve tanınmak için kainatı yarattı. ihtiyaç duyduğu için değil elbette. çünkü ihtiyaç acizlikten kaynaklanır ve beşeri bir kavramdır, Allah için geçersizdir. ancak onun irade sıfatı vardır yani “ister”. istediğini de yapar çünkü mutlak kudret sahibidir.
kainatın yaratılması ile gizli kalan kemalat bir derece açığa çıktı. mesela bir kimsedeki ressamlık yeteneğini, o resim yapmadıkça idrak edemeyiz. aksi takdirde, o kabiliyet potansiyel/gizil halde kalır.
kainat yaratıldıktan sonra onu tetkik edecek şuur sahibi bir varlık ihtiyacı doğdu. çünkü en nadide bir sanat eseri bile onu değerlendiren, takdir eden zevk sahibi kimseler olmadıkça anlamsızdır. işte insan bu yüzden yaratıldı. onun vazifesi eseri değerlendirmek, tefekkür etmek ve eserden müessire intikal etmektir.
insanın mezkur vazifesini yapabilmesi için gerekli istidadı kazanması gerekir. zıtların çatışması olmaksızın bu mümkün olmaz. karanlık kutbun, kötülüğün olmadığı bir dünya o kadar sönük, donuk, tutuk ve sıkıcı olurdu ki, insanlar durdukları yerde helak olup giderlerdi. kötü karakterin olmadığı bir film düşünün! öyle bir filmde ne bir hareket, ne heyecan olur, ilk beş dakikadan sonra herkes seyretmekten vazgeçer.
şu anki dünyamız olabilecek en iyi versiyondur. kusur gibi görünen şeyler dahi aslında kusur değildir. bu dünyada iyiliğin her türünün olması gerektiği gibi, şer ve kötülüğün de her türünün olması gerekir.
kader meselesi de burada:
https://isnetus.wordpress.com/…26/kader-ve-tesaduf/



