Gündem bir şeytandır.
zaten azıcık aklı olan avamı tamamen boş işlerle meşgul ede ede güdülen bir sürüye dönüştürür.
kitle iletişim araçları çobanların kitleleri gütmek için kullandığı değnekler, asalardır:
“mûsâ, ‘o benim değneğimdir(asamdır), ona dayanırım, onunla davarlarıma yaprak silkelerim, daha birçok işte faydalanırım’ dedi” (taha 18)
işin en tuhaf tarafı da bu köleleştirilmiş kitlenin gündemi takip etmeyi üstünlük sanmasıdır. halbuki ömrü boş ve ona hiçbir faydası olmayan tartışmalar içinde heba olup gitmektedir.
geçen senelerde ölümüne tartışılan konulara bir bakınız! bugün çoğunu hatırlayan bile yoktur. kaybedilmiş zamandan, israf edilen enerjiden başka bir sonucu olmamıştır hiçbirinin.
o yüzden ben tv izlemeyi, gazete okumayı, haber takip etmeyi uzun zaman önce terk ettim. aynı şekilde boş insanlarla sohbet etmeyi de uzun zaman önce bıraktım. bu nedenle gündem adı verilen şeytan bana nüfuz edemiyor. karanlığını benim aklıma ve kalbime boca edemiyor. böylece ben kendi gündemim ile meşgul olabiliyorum. tasavvuf büyüklerinin eserlerini inceleyip üzerinde tefekkür etmek için fırsatım oluyor. arada kafamı kalbimi dinlendirmek için de bir film açıyorum en fazla. çoğu zaman izlediğim film bile tefekkürde nice konuların açılmasına vesile oluyor.
sonuç: firavunun kölesi olmaktan kurtulmak ve mısır’dan çıkabilmek için gündemle meşgul olmamak şarttır.



