
Hayatın Anlamı 3
Yalnızca bir niyet farkı ile insan tüm dünyasını değiştirebilir.
niçin çalışıyoruz?
ihtiyaçlarımızı karşılamak ve geçimimizi sağlamak için…kısacası yaşamak için.
peki niçin yaşıyoruz?
boş küme…
bu noktada kimilerinin, “çocuklarım için yaşıyorum, sevdiklerim için yaşıyorum” türünden cevaplar vermesi olasıdır. gerçekte ise bunlar cevap değildir. topu dolandırıp taca atmaktan ibarettir. zira azıcık bir tefekkürle bile bunların birer akıl oyunu olduğunu kolayca fark edebiliriz. hakiki cevap başkadır.
biz ademoğulları olarak dünyaya marifet(marifet= allah’ı bilmek ve tanımak) tahsili için gönderildik. zira dünya tüm antitezleri içermesi nedeniyle mükemmel bir marifet okuludur. antitezden kasıt tüm zıtlar, şerler, kötülükler ve şeytandır. bilincin yükselişinin motoru diyalektiğin işlemesidir; yani zıtların çatışmasıdır. çatışma olmadan gelişim olmaz.
mesela sabah işe gitmek için sokağa çıktık… hemen ilk işimiz şu tesbihi mümkünse sesli olarak bir kez söylemek olmalıdır: “bismillah, tevekkeltü alallah, lâ havle ve lâ guvvete illâ billâh- allah’ın adıyla başlarım, allah’a dayanırım, tüm görünümler altında iş gören ancak o’dur”.
sonra yine mümkünse sesli olarak bir kez: “dünya bir marifet okuludur, şu an gitmekte olduğum işim de bu okulun bir sınıfıdır. şu anki marifet eğitimim orada sürmektedir”.
sırf bu niyet ve düşünce ile bir anda tüm dünyamız değişecektir. hayat muazzam bir anlam kazanacak ve gözümüze altın değerinde bir fırsat olarak görünecektir.
eğer antitezlere takılmadan tefekkürümüzü ileri götürebilirsek, başka hiçbir niyet ve düşüncenin bu hayata anlam katmakta yeterli gelemeyeceğini rahatlıkla fark edebiliriz. diğer tüm niyet ve düşünceler kendini oyalamak ve kandırmaktan ibarettir. zira insanın anlamsızlığa tahammülü yoktur. ya o anlamı keşfedecek ya da kendini kandıracaktır.



